30 Temmuz 2015 Perşembe

Ufak tefek işler.......

Sizleri bilmem ama ben kenarından köşesinden derken ufak, ufak kış hazırlıklarına başladım diyebilirim. Daha doğrusu bunları yaparak kafamı dağıtmak, haberlerden kaçıp bahçede birşeylerle uğraşıp aklıma ve yüreğime mukayet olmaya çalışıyorum.

Bahçede yetişen sebzeleri az da olsa kurutmaya çalışıyorum. Çokla uğraşamıyorum böyle az az daha konturolümde oluyor. Dedim ya! Derin düşüncelerden de birazda olsa uzaklaştırıyor.

Bir de arkadaşlar ben günlük çıkan domates kabuklarını, kahvaltıda geriye kalan domatesleri bir kavanozda biriktiriyor üzerine biraz tuz koyarak güneşte bekletiyorum kavanoz dolunca kevgirden önce sarı suyunu akıtıp sonra kalanı geçirip bir tık kaynattıktan sonra güneşe bırakıyorum tabi tuzunu ilave ederek. Denemenizi tavsiye ederim kabuk demeyin salçası çok güzel oluyor.

Daha çok açıların yaşanmaması, insani duygularımızın yok olmaması dileğiyle......

 

 

Kabuklar çöpe değil geri dönüşüm kutusuna gitmeli değilmi?

 

 

Bir lt. Kavanoz dolusundan bu kadar salça çıkıyor. Tabi domatesin

cinsinede bağlı. Ben adını " geri dönüşüm" salçası koydum. Tamamen

soyulan veya rendelenen domates kabukları arada da geri kalan domates

dilimlerinden yararlanıyorum.:)

 

16 Temmuz 2015 Perşembe

Canım Kızım.......

Bugün senin doğum günün! Yeni aldığın yaş sana, senin istediğin doğrultuda gelsin.
Bitanem "Yıldız Gözlüm" doğum günün kutlu olsun.
Denizlerdeki kum tanecikleri, gök yüzündeki yıldızlar kadar mutlulukların olsun.
Bir annenin sevgisini anlatmaya kelimeler kifayetsiz kalıyor. Seni seviyorum.

13 Temmuz 2015 Pazartesi

Güzel bir dünya için..........

Hayvanların katledildiği, ağaçların kesildiği, doğanın sayamıyacağım kadar çok nedenlerle kirletildiğini göz önünde bulundurusak dünya bir gün çöl olacak.

Bu konuda ahkam kesmiyeceğim sadece kendi adıma ufacık bir kaç önlemle bir nebze doğanın kirlenmesini önlersem enazından bir saksı toprağı kirletmeden kurtarırım umuduyla, atık yağ ve pilleri bir kenarda biriktirip sonrada bu konuda görevli kuruluşlara götüreceğim.

"Gezgin Kova yenimi olayın farkına vardınız diye soruyorsunuz? " değilmi! Bende diyorumki ; Hayır yeni farkına varmadım ama birazcık yağdan, bir tane pil den birşey olmaz dediğim zamanlar çok oldu.

Benim gibi bi taneyle, bi kereyle bi şey olmaz diyenleriniz vardır muhakkak, lütfen gelin böyle düşünmekden derhal vazgeçip kurtaracağımız birer saksılık toprak bir çiçek bir ağaç "Bir deniz yıldızı hikayesi örneğiyle" hareket edelim.

Havasıyla, toprağıyla, suyuyla, börtü böceğiyle ve de pırıl, pırıl insanlarıyla güzel bir dünyaya .......

 

 

10 Temmuz 2015 Cuma

Bahçemden sevgiler herkese............

Ben bu yaz bahçeye diktiğim çiçeklerden hiç randıman alamadım.Ben ekiyorum bir müddet sonra onlar çürüyor.

Petunyalar çok dayanıklı olulardı bahardan sobbahara kadar devamlı çiçek verip çoştukça coşarlardı şimdi ekiyorum birkaç gün sonra onlar çürüyor.

Rozet dersen onlarda aynı durumda hiç canlılık yok açsam mı açmasam mı durumu yaşanıyor.

Birkaç saksı çiçeği ektim onları büyütmeğe çalışıyorum.

Demek istiyorum ki bu sene çiçeklerden yana bahçe mahsun ben üzgün.:( saksıdaki çiçeklerim büyüyünceye kadar(tabi yaz bitmeden) ben de bahçe de bulunan objeleri sizlerle paylaşmak istedim.

Hafta sonunuz çiçekli, böcekli, huzur dolu sımsıcacık olsun......

Bu kış kuruyan begonvili kesmeye kıyamadım iyi de olmuş. Dipten yeni

dallar vermeye başladı bir dalını bırakıp diğerlerini kestim. Bıraktığım dalı yukarıdaki şekilde

sararak büyütmeğe çalışacağım ne kadar başarılı olurum onu bilemem. O büyüyünceye kadar

alt karede görüldüğü üzere kuruyan dallar kuş evlerine, rüzgar çanlarına, fenerlere ev sahibilik yapacak.

Eşimin su kabaklarından yaptığı leylekler, bahçe kapısında konukları

karşılayıp uğurlamak için bekliyorlar.

Akşam bahçeyi aydınlatıp sonrada içeride gece lambası görvi görüyor.

Hiç denedinizmi? Evin içindede hoş duruyor.

Çokkkk uzaklardan bahçeme konuk oldular.

Kanada'da bir evin bahçesinde görüp çok beğenmiştik.

Eşim çizimini yapıp bir demir ustasına yaptırdık. Gözlerdeki

nazar boncukları biz yerleştirdik :) iyi fikir değilmi?

 

29 Haziran 2015 Pazartesi

Hemen atmayalım derim........

Genelde çoğumuzun gerek bahçeye gerekse balkonlarımızdaki saksılara ekmek için alışveriş marketlerinde veya pazarda çiçek fideleri alırız. Bu fideler genelde siyah ince "sevimsiz" plastik saksılarda olurlarlar ya bizde çiçeği alıp bahçeye ekdikten sonra o saksıları atarız ya konuyu nasıl bağlıyacağımı beceremedim ya.:) kısacası atmıyalım biraz su bazlı boyalarla renklendirip, içinede küçük kaktüs çiçeklerini ekip hem kendimizin hemde arkadaşlarımızın mutfak camlarının öünü şenlendirelim derim.

Renklimi rekli, çiçekli böçekli huzur dolu bir hafta olsun.

 

Deniz kenarında bulduğum küçük taşlarda boyadan nasibini aldı.

İçlerine kaktüs ekilip bayram hediyesi olarak eş dost mutfak cam önlerinde yerini alacaklardır.

 

Zamanla boyası aşınan karaca da zımparalanıp elden geçti.

Mat vernik kullanılırsa daha iyi olacak.

Yapmak istiyenlere duyurulur.:)))

 

21 Haziran 2015 Pazar

Mutfakta işimizi kolaylaştıran bilgiler.......

Sizlerde benim gibi her defasında süt kaynatırken taşırmamak için başınıda beklerken bir anlık dalgınlıkla sütü taşırırmısınız?

Sabah kahvaltıda kaynattığınız yumurta istediğiniz kıvamda olmasını istermisiniz?

Kaynattığınız yumurtaların kabuğunu soyarken zorlanımısınız?

Bal, reçel, şeker kavanozlarının karıncalardan nasıl uzak tutabilirim diye günlerce kara kara düşündünüzmü?

Bu sorularıma evet diyorsanız aşağıya yazmış olduğum bilgiler umarım çok işinize yarıyacaktır.

Gönlünüze göre bir hafta diliyorum.

"Süt taşı" süt kaynamaya başlayınca taş fokurdayıp sütün taşmasını

önlüyor aynı zamanda da sizi devamlı sesle uyarmış oluyor.

Dakika ayarlayıcısı çok amaçlı kullanılabilinir.

Yumurtayı isteğinize göre kaynatabilirsiniz. üzerindeki çizgilere göre

su kaynadıkça renk değişecektir.(az bişmiş ,rafadan, çok pişmiş)

Kaynamış yumurtanın kabukları rahat soyulsun diye soğuk su

dolu kavanozun içine koyup bir kaç kez çalkalayın.

Bir kase içinde kurutulmuş defne, adaçayı, nane, kekik koyup dolabın

içine bırakırsanız karıncaların içeri girmesini engellemiş olursunuz.

 

 

10 Haziran 2015 Çarşamba

Kuşburnu Marmelatı..........

Geçen yıldan beri elimde bulunan kuşburnu kurusunu, marmelat yapmak için bir türlü fırsatım olmadı; taki bugüne kadar.

Toplanması ve yapımı zor olsada zahmetine değiyor.

Bilindiği gibi kuşburnu güçlü bir antioksidan ve C vitamini bakımında da en zengin bitkilerden biridir. İçimden bu bilgiyide yazmak geldi.:)))

Bahçe müsait olduğu için odun ateşinde yaptım. Laf aramızda çok da güzel oldu.:))

Eeee haliyle güzel olunca da sizlerle paylaşmak istedim...

Takriben 1,5 kğ kuşburnu kurusunun çeri çöpü ayıklandıktan sonra akşamdan suya koydum. (daha kolay kaynasın diye)

Sudan yıkanıp çıkarılan kuşburnu geniş ve derin kaynama kabına alınıp üzerini geçecek kadar suyla yumuşuncaya kadar kaynatılır.

Ezilme kıvamına gelen kuşburnu, ister elle ister püre ezeceği ile tencerenin içinde iyice ezilir. (Ellrinize eldiven takmayı unutmayın)

Ezilen kuşburnuları posası kalana kadar makarna kevgirinden geçirilir.

Kevgirden geçen kuşburnu püresini, tekrar un eleği veya tel süzgeçten süzerek kuşburnu bitkisinin içindeki tüylerden arındırılır.

Bu işlemden sonra tencereye konup üzerine 1kğ. Şeker konup kaynatılır.( biz çok tatlı olmasını istemediğimizden şekerini biraz az koydum , tatlı seviyorsanız 1,5 kğ. Koyabilirsiniz.)

Katı bir kıvama gelince içine yarım limon suyu ilave edip beş, on dakika daha kaynatıp ocakdan alın. Ilınınca tepsiye koyup bir, ikigün güneşlendirdikten sonra kavanozlara koyup ağzını sıkı kapatıp buz dolapta saklayın.

Not: marmelat kaynamaya başlayınca sık sık karıştırınız. Aksi halde dibini tutturursunuz.

Yapmak istiyenlere kolaylıklar diliyorum.

Tencere ateşe koymadan önce etrafı çamurlanırsa

sonradan is' den arındırılması kolay olur.

 

Kızarmış ekmek ve süzme yoğurtla denemek istermisiniz?

Hani ateş boşa gitmesin dedik:))) hazır tatlıda varken.

 

1 Haziran 2015 Pazartesi

Bahçeyi don vurmuş evi de karıncalar...........

Altıoluk'da bu kış iki kez don olayı olmuş ( burada fazla don olayı olmaz) o nedenle bahçede bulunan kaktüs türü çiçekler dışında bütün çiçekler yok olmuş. Begonvil ve mercanlarımın kurumasına çok üzüldüm onların büyümesi uzun zaman sürebiliyor.

Bu sene buraya biraz geç gelince ağaçların çiçeklenme döneminide yakalıyamadık o mis gibi kokan mandalina, portakal, limon çiçeklerinin kokusunun eksikliğini de çok duydum.

Evi karıncalar istila etmiş dersem çok yerinde olur. "istila" kelimesini kullanmakla olayı abartmış olmam inanın ki.

Evin çeşitli yerlerinde ufak ufak kum yığınları görünce şok oldum anlıyacağınız inşaat çalışmaları yapmışlar küçük misafirlerim:))

Karıncalarla ilk defa karşılaşmadım her yaz onlarla bi şekilde yaşamayı becerebilenlerdenim, ama bu defa başka bir boyuttalardı.

Hata bende giderken açık da iki kutu şeker paketi unutmanın sonucu bu yaşananlar:)))

Alt kattaki karıncalarlardan nasıl kurtuluruz planları yapılırken geçici olarak üst kata yerleştik. Bu katta bulunan objeler geçmişte birçok yaşanmışlıklara eşlik etmiş anıları çok olan eşyalardır.

Şimdide yaz sezonunda çok çeşitli yaşamlara kapısını açık tutarak onlara eşlik etmeğe çalışıyor.

Her gününümüzün anısı geleçekte anımsandıkça hep yüzleri gülümsetsin umuduyla..........

Eşim yol kenarında yaralı bulmuştu. Maalesef ki yaşatamamıştık.

Seneler önce pazarcı teyzeden almıştım el dokuma üzerine kaneviçe iş.

Kendisinin küçük olduğuna bakmayın çok uzaklardan Kanada'dadan oradaki yaşanmışlıklardan kopup gelmiş buralara.

 

24 Mayıs 2015 Pazar

Göç........

Kışlık evden yazlık eve göç başladı. Nedense göçmen kuşlara benzettim kendimizi onun için"Göç" kelimesini kullandım. Tek fark kuşların göç yolculukları binlerce km. olabiliyor bizimkisi doksan km. :)))sonuç da göçmü göç.

Bu kısa göç yolculuğumuzda baharın gülen çocukları olan kır çiçeklerini büyük bir zevkle izleyip ara ara inip onların fotoğraflarını çektim.

İsimleri değişik gelen iki çiçeği koparıp sizlerle paylaşmak istedim.

Of da ne of bahçe ve evde manzara çok da hoş görünmüyor:(

Güzel bir hafta olsun herkese.

Gül hatmi ben buradayım diyordu. E kayıtsız kalamazdım:)))))

Bir arkadaşım bu çiçeğin adının "Namus "

Bu bitkinin adınında "Sakal" oldoğunu, kendi haliyle kuruyup vazoda uzun süre kalabileceğini söyledi.

Bu da ayrı bir güzel,ben çok sevdim. Daha doğrusu tüm kır çiçeklerini çok

seviyorum, sorunsuz her daim insanı mutlu kılan, umulmadık kıyıda köşede

başını gösterip bizi gülümsetirler. Yeter ki i görmesini ve sevmesini bilelim.