20 Nisan 2020 Pazartesi

Soğanlı Ekmek.......

Çin’de başlayıp ve tüm dünya ülkelerini etkisi altına alan “ koronavirüs pandemi (Covıd-19)   illetinin  tüm dünyayı kasıp kavurduğu şu günlerde gerek ülke olarak gerek  dünya olarak çok zor günlerden geçmekteyiz.

Oldukça yüksek insan kayıplarının yaşandığı  günlerin bir an önce bitmesi, sevdiklerimizle en kısa zamanda sağlıklı bir şekilde kavuşmanın  ümüdiyle evde kalmaktayız.

Bir aydan beri evden hiç çıkmadan (65 yaş üstü) yaşayan birileri  olarak eşim ve ben sevdiklerimize çok özlem duysakta sağlıklı olup evde kaldığımıza hep şükür edip, hastanelerde yatan hastaları ve  hasta yakınlarını onlara hizmet  veren sağlık görevlilerinin ne koşullarda hizmet verdiklerini düşündükçe  evde sıkıldım deme lüksünün olmadığının bilincindeyiz.
Evet zor günlerden geçiyoruz......

Herzaman kötünün iyisini düşünmek lazım.

Büyüklerimiz hep anlatırdı eskiden savaş yıllarında ve akabinde çıkan salgın hastalık onu takip eden açlık günlerinde neler yaşandığını ve ne zor günlerden geçtiklerini.  Anlatılanların sanki gercek değil de hayal ürünü gibi gelirdi , masal dinler gibi dinlerdik  ta ki  çektikleri sıkıntının, acının  hüznünü yüzlerinde hissedene kadar...(((((

Kim bilir belki ileride, yeni doğmuş bebekler ve benim torunum gibi hiçbir şeyin farkında olmayan küçük çoçuklarda bizim gibi büyüklerini anlattıklarını dinlerler diye düşündüm ama :)) şimdilerde teknoloji var herşey bir tıka bakar. 

Her neyse sözü uzatmadan soğanlı ekmek yapımına geçeyim.:))

Hikayesini  bildiğimden olsa gerek şu zor günlerde hemen soğanlı ekmeği yapıp sizlerle paylaşmak istedim.
Yapımını  rahmetli kayınvalidemden öğrenmiştim. Hep yaptığında hüzünlenerek yokluk zamanında soğan lor bulmak zordu ama yinede biraz olsun koyar çocuklara börekli  ekmek diye verirdik derdi.

ilk zamanlar pişmiş  soğana çok sıcak bakmasamda yedikçe hamura lezzeti soğanın verdiğini geçte olsa anlamış oldum:))



Yapımı oldukça kolay olan soğanlı ekmek (soganlı börek)  
Un su ve maya ile hamur karılır. Istenirse hamura biraz zeytin yağı katılır yoğurma aşamasında.Hamur biraz dinlenip az mayalandıktan sonra istenilen büyüklükte bezeler ayrılır.


Diğer taraftan lor (ben içine birazda evde kalmış peynirleri karıştırıyorum) iri doğranmış kuru soğan ve pul biberden oluşan iç hazılayıp
Yemek tabağı büyüklüğünde açtığım hamurların içine koyup dahada lezzet vermek için birer parça tereyağı koyup kapatıyorum.
Üzelerine biraz zeytin yağı sürüp

Önceden ısıtımış fırında 180 derecede alt üst kızarana kadar pişiriyorum.


Benim yaptığım biraz ilavelerle (taze soğan,tereyağı,pul biber ve çörek otu) çayın yanında börek havasında yeniyor:))

Yapmak isteyenlere kolay gelsin diyor, en kısa zamanda sağlıkla sevgiyle buluşmayı umut ediyorum.
Boşuna denmemiş “umut zorda  kalanın hayalidir”


7 yorum:

  1. Tam sahura ne yapsamlık olmuş (:

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, umarım deneyip sevmişsinizdir.
      Sevgiler.

      Sil
  2. Very interesting post. Your blog is great:)!
    I am following you and invite you to me
    https://milentry-blog.blogspot.com

    YanıtlayınSil
  3. Bu günler bize unuttuğumuz bir çok değeri hatırlattı. Yaşamın değerini, sevdiklerimizi özlemeyi derinlemesine yaşıyoruz. Elbette bitecek bu illet de. Emeğinize sağlık, lezzetli görünüyor. Sağlıkla kalın.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Beğeniniz ve değerli fikirleriniz için çok teşekkür ederim. Sevgiler.

      Sil
  4. Ne de güzel görünüyor. Ama yapamam, mayalı hamura dönücez yakında :(

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bana çok istersen yaparsın gibi geliyor Sevgili Tülin, yalınıyormuyum acaba?
      Sevgiler.

      Sil