30 Ocak 2015 Cuma

Renklerin dansı....

 

Ben konuşmuyayım bugün renkler konuşsun istedim.

Ben yün örgüde fazla ötü sevmiyorum. Konu mankeni sevgili kardeşim:))) in boynunda olanı biraz daha fazla ütü kullanılmış, benim ördüğümde ise ütü çok hafif yaptım tercih sizin.

Örnek daha büyütülerek omuz şalıda yapılabilir. Yapmak isteyenlere kolaylıklar diliyorum.

Sevgi ve huzurun bol olduğu bir haftasonu olsun.

Not: Birkaç günlüğüne Altınoluk'a gideceğiz. Ev de int.bağlantısı olmadığından cafelerden sizleri takip etmeğe çalışacağım.

 

 

25 Ocak 2015 Pazar

Zonguldak.........

Sevgili blog arkadaşlarım!

Bir yakınımın ani ölümü nedeniyle Zonguldak'ta bulunmaktayım.

Takriben 10 gündür sizlere ulaşamamanın huzursuzluğunu yaşadım. Birinci nedenim yukarda bahsettiğim üzücü durum, ikincisi ise sayfama bir türlü erişemememdi. Neden, niçin onu da anlıyamadım. Tabi hemen panik halde Kanada'da yaşayan kızıma durumu bildirdim sağ olsun en kısa zamanda hatayı giderdi.

Zonguldak'da 10 gün kalıp da bu şehirden bahsetmemek olmaz.

Zonguldak, Karadeniz'e batı ve kuzeyden kıyısı olan bir ildir.

Zonguldak, maden ocaklarının çokluğu ve zengin kömür kaynaklarından dolayı Türkiye'nin taş kömür yatağıdır.

Zonguldak engebeli bir yapıya sahip. Düz alanları fazla olmamasından olsa gerek evlerin çoğunluğu tepelere yapılmıştır. Hatta bir söylentiye göre çok eskiden postacıların sürgün yeriymiş Zonguldak. Söylenti doğrumu espirimi bilemem, eğer doğruysa da vay halineymiş postacıların.
Zonguldak'ın büyük bir bölümü de ormanlarla kaplıdır. Yeşili çok olan bir ildir. Denizi hırçın olsada doğası harika.

Zonguldak'ın denizi, doğası güzel ama havası çok kötü resmen zehir soluyorsun, kömür tozlarını havada yağıyor gibi hissediyorsun. Kömür tozlarının çevreye verdiği kirlilik binaların ve etrafın boyalarında bariz şekilde belli oluyor. Bu isin verdiği kirliliğe rağmen gittiğim tüm evlerin içleri pırıl pırıl tertemiz ben burada yaşıyan tüm hanımları kutluyor ( bu il de yaşayan iki kardeşim var) işleri çok zor kolaylıklar diliyorum.

Zonguldak - Kömür- Maden Ocakları! tahmin edebiliyorum sizlerin de benim gibi düşündüğünüzü ve bu ocaklarda hayatını kaybeden tüm insanlara rahmet diliyor, işine devam eden insanlara da sağlıklı, güven veren bir ortamda çalışmalarını umut ediyorum.

Bu şehir'den sizlere selam ve sevgilerimi yolluyorum.
Kömür karası,yürek yarası olmasın.
İnsanlar zehir soluyor.
Hava kirliliğine rağmen sebzeler çok taze ve canlı. (Yağlı marulu harika)

Şair ne demiş? Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenleri:)
(Postacının halini düşünün artık)
Martıları ve çıklıklarını çok severim. (Kızımın kuşları:)


10 Ocak 2015 Cumartesi

Bir bilgi.......

PLASTİKDEKİ NUMARALARA DİKKAT !

Plastiğin arkasında üçgen içinde bulunan numaralara çok dikkat ediniz.

Plastik kapta bulunan yoğurtları almadan önce ilk işiniz altında bulunan numarayı kontrol etmek olmalı.

Üçgen işareti içindeki rakamlar size sağlığınız hakkında bilgi veriyor. '5' rakamı varsa, içiniz rahat olsun. Ama hiçbir rakam yoksa sağlığınız tehlikede demektir. '5' rakamı şişe kapakları, içecek kamışları, biberon,yoğurt kaplarında kullanılır zararsızdır.

Plastikler '1' den '7' ye kadar numaralandırılıyor. Numara varsa kolay yoksa aman dikat. Bu numaraların içinde 3, 6 ve 7 no' lu plastiklerden uzak durun zararlıdırlar.

Not: Bu bilgi şikayetvar Genel Müdürü Ömer Deveci 'nin gazeteye verdiği bir bilgidir.

Sıcak ve huzurlu bir haftasonu olsun.

 

 

5 Ocak 2015 Pazartesi

Örgü zamanı.......

Yazlık evden döndükten sonra kışlık eve biraz bakım yaptıralım diye ustalarla uğraşıp durduk. Birkaç seneden beri misafir gibi uğrayıp çıktığımız evin işleri bizi biraz yordu. Bu arada burada bulunan dostların hastalık,mutluluk olaylarını duyup ya çok seviniyorsun ya da çok üzülüp duygusal çöküntü yaşıyorsun, sonunda hayat böyle bir şeydir deyip günlük yaşamın akıntısına kapılıyorsun.

Yeni bir yılı karşılamanın verdiği tatlı telaşelerle uğraşıp bir kısmını da sizlerle paylaşıyor olmam beni rahatlattı. ( oldum olası yeni yıl çoşkusunu çok severim)

Şimdiden sonra örgü,tığ işi gibi işlerle uğraşmak isiyorum. Önceki yıldan kalan motiflerim vardı onları nasıl değerlendireceğimi henüz bilemiyorum. Onlar sepete bana ben onlara bakıp duruken, komşumda tığ işi bir örnek görünce motifleri sonraya bırakıp kendime serin sonbahar sabahları üzerime giyecek yarım kollu bir hırka örmek niyetine girdim. Tığla çok rahat örülen bir örnek, çeşitli şekillerde kullanılabilir.

 

Tek parça halinde örülüyor,kol ve yaka isteğe göre yapılıyor. Kısa zamanda bitirip:) paylaşmak umuduyla.

 

1 Ocak 2015 Perşembe

26 Aralık 2014 Cuma

Yeni yılı bekliyorum

Evet bir yılı daha geride bırakıp, yeni bir yıla girmeye bir kaç gün kaldı.

Her yeni yıl, yeni başlangıçlar, yeni umutlar demektir.

Nerede yaşam varsa, orada umut da vardır.

Umut ediyorum ve diyorum ki yeni gelen yıl evlerimizde huzur ve bereketi, bedenlerimizde sağlığı, yüreklerimizde sevgiyi eksik etmesin.

Gönlünüze göre bir hafta sonu geçirmenizi diliyorum.






11 Aralık 2014 Perşembe

Arkamda bıraktıklarım....

Bugün kışlık eve geçmek için toparlanmaya başladık, toparlanmak da ne demek gören evden taşınıyorlar sanacak. Senenin 8 ayı yazlık evde yaşayınca ne gidecek ne kalacak derken araba tıka basa dolmuş oluyor. Tabi bu arada sinirler tavan yapmış durumda arada bey le ufak ufak atışmalar "Bu araba hep böyle dolumu olacak" gibi sitemleri duymamazlıkdan gelerek toplanmaya devam, aslında benim anlatmak istediğim bu değildi ama nereden buraya geldim anlıyamadım. Her neyse beni asıl üzen başlıkda da belirttiğim gibi arkada bıraktıklarım. Yazlık evlerde her kapını kapanması onların aç kalıp ölüme terk edilmeleri oluyor. Bazı kişilerin yazın bakacağım diye getirilip giderken de sokağa bıraktıkları bu hayvanlara çok üzülürüm. İnsanlar varken varlıklarını fazla hissetmiyorsun herkez gittikden sonra 20 - 30 kedinin sokakda başıboş kalması yarı aç yarı tok yaşamaları.En can alıcı yeride bu hayvanlar ev ortamına alıştıklarından dolayı sokakda yaşamayı çok da bilemiyorlar gibi düşünüyorum, kedi besliyenler bunu daha iyi bilirler afaki konuşmuş da olmuyayım. Aslında yazılacak çoooook şey varda en iyisi ben burada nokta koyup, herkese selam olsun diyeyim.

Doğa her daim sevgisini bize sunduğu gibi biz de doğada bulunan canlı cansız her şeye sahip cıkıp seveip koruyalım derim.

 

1 Aralık 2014 Pazartesi

Ağaçtan topla sepete, yolla memlekete.

Tam da yukarıda belirttiğim gibi bahçemdeki ağaçlardan topladığımız meyveleri alıp biraz ziyaret biraz kargo hizmeti sunmak üzere İstanbul'a gittik. (Bu arada kargo fiatları da el yakıyor) Oğlum ve gelinimle görüşüp bir kaç gün sonra Çorlu'ya geçip kardeşimi de ziyaret edip eve dönelim derken Sonbaharın son gününde İğneada turu yapmaya karar verdik. (İğneada, Kırklareli ili Demirköy ilçesine bağlı bir sahil kasabası) Yağmurlu ve sisli bir gün eşliğinde ada'yı gezerken yağmur nedeniyle sık sık küçük kafelere girdik her kafede soba üstü çay, sımsıcacık sohbet derken ada'ya veda etme zamanı gelmişti. İğneadayı birkaçyıl önce İlkbaharın çoşkusuyla gezmiştim şimdi de Sonbaharın songününün verdiği hüzünle gezdim. Sis ve yagmur nedeniyle fazla fotoğraf çekemedim ama bir kaç fikir verebilirim, ada'nın leziz balıklarını yemeden ve manda yoğurdu almadan,kırmızı et sevenlerin de kasaba uğramadan dönmeyin derim.

Sevgi ve huzur dolu bir hafta geçirmeniz dileğiyle.

Bu sevimli dosta da kargo hizmeti vermeyi borç bildik:)

 

14 Kasım 2014 Cuma

Aşure

Her sene büyük bir haz duyarak yapıp eşimle, dostumla, komşularımla paylaştığım aşure çorbasını, bu sene sizlerle de paylaşmak istedim.

Tepsideki kaseleri komşularıma götürmek için hazırladım.

Mavi kase de olan aşureyi sizler adına hazırladım, bahçe kapısında ilk giren kişiye ikram etmek istiyorum bakalım kime kısmet olacak.

Malzemeler

2 su bardağı aşurelik buğday

1 su bardağı kuru fasülye

1 su bardağı nohut

1 yemek kaşığı pirinç

1 yemek kaşığı ince bulgur

4 su bardağı toz şeker

2 su bardağı kuru üzüm

1/2 çay bardağı kuş üzümü

15 adet kuru kayısı

1 su bardağı elma kurusu veya 3 adet elma

1 portakal kabuğu rendesi

2 su bardağı fıstık içi (tuzsuz)

Üzeri için

100 gr fındık içi

100 gr çeviz içi

2 ad nar

Tarçın

Yapılışı

Buğdayı, nohutu, kuru fasülyeyi akşmdan ayrı ayrı kaplara koyup üzerini geçecek kadar suyla sabaha kadar bekletin.

Ertesi gün sularını süzüp ayrı kaplarda haşlayın haşlarke nüzerine biriken köpüklerini bir kaşık yardımıyla alın.

Buğdayı, nohutu. Fasülyeyi büyük bir tencereye alıp üzerini on onbeş santim çikacak kadar sıcak su ilave edip malzemeler iyice yumuşayıncaya kadar kaynatın.

Yumuşayan malzemelerin üzerine yıkanmış pirinç ve bulguru ilave edin.

Kaynayan aşureye sırasıyla şekeri, kuru üzümleri, ufak ufak doğranmış kuru kayısıları, kabukları soyulmuş fıstıkları, portakal kabuğu rendesini, kabukları soyulmuş elmaları katıp on onbeş dakika daha kaynatıp aşure koyu kıvamlı bir çorba olduğu an altını kapatın.

Hafif ılınmaya başlayınca isteğinize göre üzerini süsleyin.

Not: Çaydanlıkta sürekli sıcak su bulundurun çorba koyulaştıkça sıcak su eklemeniz gerekebilir.

Sımsıcacık huzur dolu bir hafta sonu diliyorum.


 

 

 

9 Kasım 2014 Pazar

Bir bilgi...

Mide rahatsızlığı olanlar lütfen bu yazıyı dikkatle okuyun.

"Oroferon Depo" bu bir ilç ismi, demir eksikliği olan kişiler verilen ilaç.

Benim gibi midesinde gastrit rahatsızlığı olanlar bu ilacı kullanırken çok ama çok dikkat etsinler daha doğrusu dokturuna rahatsızlığını belirtsinler.

Zira mideye çok dokunan bir ilaç, iki aydır çok zor günler yaşadım dikkat etmeden kullandığım bu ilaç yüzünden.

Benim çektiğim ızdırabı sizler de yaşamayın diye bilgilendirmek istedim.

Sağlıklı günler diliyorum.

 

 

27 Ekim 2014 Pazartesi

Karışık turşu...

Nohutun, kurufasülyenin, tarhananın yanında olmazsa olmazı, tabi bir de evde yapılıyorsa tadına doyum olmaz.

Ekim ayı sonu benim turşu kurma zamanımdır, neden ekim ayı derseniz içine koyacağım lahanın biraz soğuk yemesi gerekiyor ki tadı güzel olsun.

Turşu yapmak kolay gözüksede telaşesi çok oluyor, turşuyu hazırlarken en önemli şey suyunun hazırlanmasıdır.

Turşunun güzel olup bozulmaması için, sebzelerin taze olması ve içine koyacağımız kavanozun çok iyi steril edilmesi gerekir.

Evet bu kadar laftan sonra nasıl hazıladığımı anatayım.

Malzemeler:

Sayacağım sebzeler 1 kğ hesabı ile iki büyük kavonoza yeterli oluyor. Sebzeler havuç, patlıcan, yeşil biber, kırmızı biber, kornişon salatalık, domates (hafif pembeleşmiş) orta büyüklükde bir adet lahana,yarım kğ küçük yeşil acı biber, beş baş sarmısak, üzerine koymak için maydanoz ve kereviz sapları, birkaç tane karabiber,bir yemek kaşığı hardal tohumu, biryemek kaşığı kişniş tohumu ve iki yemek kaşığı nohut.

SUyu hazrlamak için :

Bir litre suya iki yemek kaşığı kaya tuzu, bir yemek kaşığı sirke, bir çay kaşığı şeker.hesabıyla hazırlanır . Yukarıda verdiğim malzemeye beş litre su yeterli oluyor. Önce suyu tuzla kaynatıp soğumaya bırakın, soğuyan suya şeker ve sirkeyi ilave edin.

Sebzeleri yıkayıp süzdürdükden sonra istediğiniz büyüklükde doğrayın (patlıcanların acı suyunu akıtın) bir kova içine sebzeleri koyup üzerine hazırladığınız suyu döküp bir saat beklettikden sonra kavanoza önce nohut sonra karışık sebzeleri aralarına sarmısak koyarak yerleştirip üzerine baharat tohumlarını koyup kovadaki suyu üzerine doldurp kereviz saplarından kapak yapıp kapağını sıkıca kapatıp karanlık serin bir yere kaldırın, takkriben dört hafta sonra yemeğe hazır olur.(ara ara kontrol edin suyu azalmış ise kovadan kalan suyu ilave edin)

Not: Turşunun üstüne ağırlık olarak asla taş koymayın zira tuzlu su taşı eritiyor cam tabak veya kapaksız kavanoz koyabilirsiniz.

Afiyet olsun.