29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.............
Kızımın komşuların çoğunluğu Kanada'lı hemen yan bahçe kapı komşusu Hindstan'lı. Bugün bu komşudan bahsetmek istiyorum.
Hindistan'lı olan komşu eşiyle beraber hoş geldiniz demek için uğradılar, nasıl memnun oldum anlatamam. Kızım da onlara teşekkür etmek için uğramayı düşündüğünü (kızım Türkiye'ye geldiğinde iki ay kızımın bahçesine bakım yaptılar) kendilerine söylediğinde hiç önemli değil siz uzun yoldan geldiniz bir ihtiyacınız varmı diye bizim uğramamız lazım dediler.
Kızım evden (Home ofis) çalıştığı için çok evden çıkmadığı günler olunca telefonla arayıp sormaları da ayrı bir incelik.
Komşuluğu çok severim ve de önemserim memleketimden km lerce uzak bir ülkede böyle iyi niyetli bir komşunun olması beni çok ama çok mutlu etti.
Daha öncede " Komşular" diye bir paylaşım var okumak isterseniz bakabilirsiniz.
Komşumuz eli boş gelmemiş kendi ülkelerinin "Samosa" isimli böreğinden ve yine kendilerine ait olan tatlılardan getirmişler. Benim damak tadım pek yabancı mutfaklara açık değildir ama bu böreği çok beğendim. Böreğin içinde patates, bezelye ve çeşitli baharatlar var yağda kızaran bi börek ama hiç yağ çekmemiş yanında acı tatlı karışımı bir sos eşliğinde yeniyor.Böreğin içi o kadar çok acıki anca bu sosla dengeyi kurabiliyorsun.
Tatlılar sütle yapılmış bir nevi bizim un helvamız kıvamında, onların aroması biraz daha farklı.
Onlarda bizim kısırımızı çok beğendiler. Bulguru bilmediklerini söylediler.
Tüm dostlara sevgi ve selam olsun.....
İlkbahar ve sonbahar aylarında dışarı çıkarkende çok rahat kullanılabilenen bir yelek.
Bahar sonunda diktim ama bir türlü paylaşamadım. Yaz sıcaklarında da kim yelekle uğraşacak, sezon sonu derken yine araya başka şeyler girdi ve kısmette bugün buradan yayınlamak varmış.
Benim gibi az dikiş bilenlerin bile kolayca yapabileceği bir yelek.Örgü desen o da basit düz örgü.
Yapmak isteyenlere kolaylıklar diliyorum.
Eski bir yelekten kalıp çıkarıp uyguladım. Kumaşı pazen, iç astar olarak ince polar kumaş kullandım evde o vardı çok da iyi oldu ama siz isterseniz başka kumaş kullanabilirsiniz.
Kadife yün kullandım pazenle çok uyum sağladı.
Not: "Diktim Diktim Giydim" blog arkadaşım Sevgili Nuray ve "Aysel'ce Örgüler" blog arkadaşım Sevgili Aysel notlarınızı bekliyorum:)
Uzun ve yorucu bir yolculuk oldu. Buraya direk uçuş olmadığı için başka ülke üzerinden aktarma yaparak geliyoruz o da hem zamanı uzatıyor hem de insanı geriyor. 12 saat bi uçuyorsun, hava alanları arası bekleme falan derken 21-22 saat hep yol telaşesi yaşıyorsun, birde Türkiye Kanada arasında 9 saat dilim farkı olunca o kadar sürede hiç gece yaşamadan hep gün ışığıyla uçtuk.
Her neyse, buranın sonbaharına ilk defa denk geldim camdan bir kaç kare fotoğraf çekip sizlerle paylaşmak istedim. Zira burada ilkbahar sonbahar çok kısa geçişler yapıyor yaz desen şöyle böyle ağırlık kış :(
Kar bastırınca bahçedeki domatesleri apar topar toplayıp cam önüne aldık.
Şimdilik buradan sizlere kucak dolusu sevgi ve selamlar.
Bir süreliğine kızımla beraber Kanada'ya gidiyorum. Annesi kızını iki ay misafir etti, kızı da annesi ve babasını altı ay misafir edecekmiş:)
Yaşamlarımıza huzur ve renk katacak paylaşımlarda buluşmak üzere,
Denize nazır bir tepede bir dal gül hatmi çiçeğ yaza veda, sonbahara hoşgeldin dans gösterisini her akşam hafif bir rüzgar eşliğinde bakıp da görmek isteyenlerin beğenisine sunuyordu. Sunuyordu diyorum; maalesefki hoyrat bir elin onu kökünden koparıp atmasına kadar.:(
Yaz boyu çiçekleri üstünde hiç eksik olmadı yaz sonuna doğru tohuma durdu ama tam tepesindeki iki çiçeğini hep korudu. Bu haliyle gündüzleri çok bakış açısı içine girmedi ama gece olunca sokak ışığı altında tabi hafif rüzgar eşliğinde "görmesini bilen" gözlere yüreklere neşe kattı.
Bilindiği gibi gülhatmi çiçeğinin yörelere göre isimleri değişiyor, sağlık alanında da çok kullanılıyor bunları renk renk çiçekleriyle yaşam öyküleriyle paylaşmayı bir başka bahara bırakıyor ve diyorumki! Nemi?
Gecenin en siyahından...........
Gecenin en mavisinden....................
Her güzelliği görüp sevmesini bilen, paylaşan dostlara selam olsun.
| Her gün suyunu içmeye gelip, kafasını kapıdan uzatıp selam verip teşekkür edercesine bakıp gidiyor |
Uzak diyarların hasreti bir başka oluyor bunu yaşayan çok iyi bilir. Bazen düşünürüm görüşemeyince iki köy arasıda gurbet oluyor hasretlik çekiyorsun e...o zaman! Sağlıklı düşünüp mutlu olmanın yollarını arayacaksın....
İnsan sevinçte de hüzünde de hep müzik ve şiirlere sığınır ya en azından ben öyleyim. Bugünkü sevincimin şarkısı Grup Gündoğarken'in " Ankara'dan abim geldi" şarkısını kendi sevincime uyarlayarak mırıldanıp duruyorum. " Kanada'dan kızım geldi bahçede bir bayram havası........
Yıldız gözlüm, canım kızım burada bir süre kaldıktan sonra beraber Kanada'ya döneceğiz.
Kabak kızlarımıda süsledim :)
Benim sevincime o da katıldı gün boyu oradan ayrılmadı benim şarkımı dinledi:)
Bu sene bahçede kabak şöleni vardı. İki kök ektiğim kabak çoştu da çoştu, bahçe duvarını aşarak komşu bahçeye ulaştı. Yerler yetmezmiş gibi mandalina ağaçlarına tırmanıp oralardan çeşitli şekillerde mutfaklarımıza girerek midelerimizi şenlendirdi.
Kabak bitkisi çok geniş alan istediği için bu zamana kadar bahçeye hiç ekmemiştim. Bir arkadaşımdan yerli tohum bulunca dayanamayıp iki kök ektim. Çok bol verim oldu etraf komşularımın masalarına bile konuk oldu. Hala devam yer yokluğu nedeniyle üremesini üzülerek engellemek zorunda kalıyorum.
Küçük bir bahçe; bi şeyler ekip sabırsızlıkla boy göstermesini istiyor insan. Emeklerde boşa gitmeyince sevincini eşle dostla paylaşıyor bu insan:))))
Eşe dosta sevgi selamlar olsun.
İlk defa kabak çiçeği dolması yaptım çok beğendik.
Fırın poşetinde de ilk defa kızatma yaptım. Tadı güzel ve hafif oldu.
Komşu bahçede komşumun mutvağını şenlendirecek.
Bebek, büyüsün bakalım belki o da mücver olur herhalde.

Bahçeye ektiğimiz biber, domates, salata, fasülye gibi boyuna uzayan sebzelere dayanak olsun diye dibine yakın yerlere budanmış veya kırılmış ağaç dallarını toprağa sokar, pamuklu bir bez veya iple sebzeyi bağlarız aynı zamanda rüzgarlı havalarda sebze dallarının kırılmasınıda önlemiş oluruz. Bahçe işiyle uğraşan herkez bunu bilir.
Burada asıl anlatmak istediğim bu değildi belki birinin işine yarar diye yazdım. Gelelim asıl konuya.
Sebzeye dayanak olsun diye yanına diktiğimiz ağaç dalı yapraklanmaya başladı yani kök verdi. Görünce çok şaşırdım bir ağaç köklendirmek için çok uğraşırsın, köklenmiş getirirsin yinede tutturamaz kurutursun bunu zaman zaman çok yaşadık.
Köklenen dal meğerse iğde ağacının dalıymış. Bizim bahçede yok ama sokaklarımızda var. Biz bu dalları, yürüyüş esnasında komşunun biri arabasını çizmesin diye budamış atacakken aldık sebzeye dayanak yapmak için.
İğde severmisiniz bilemem ama çiçeklerini kokusu muhtşem ağacın gölgesi muhteşem meyvesi daha da muhteşem.
Benim bahçede yer yok ama ben bu köklenmiş dalları biraz büyüdükten sonra sokaklarda müsait alanlara taşıyacağım.
Siz de etrafınızda boş alanlara dikmek isterseniz bir iğde ağacından bir kaç dal alıp isterseniz müsait bir yerde köklendirin sonra asıl yerine ekin derim. ilkbaharda çiçeklerinin kokusuna mest olacaksınız buna emin olun.
Meyvelerin çok olgun ve sulu olduğu bir mevsimdeyiz e bi de bayram geçirdik çeşit çeşit ikramlar derken.... sizleri bilmem ama ben çok özendiğim bir kıyafetime kesin birşeyler ya dökerim ya da bir yerlere takarım.
Gömleğimde oluşan bu lekeyi çıkarmak için çok uğraşmama rağmen maalesef başarılı olamadım. Gömleğide gözden çıkarmaya kıyamadım. Tek çare lekenin üstünü bi şekilde kapatmak geldi aklıma. Bi zamanlar çok yapardım, o zamanlar leke çıkaran ürünler bu denli çok yoktu gerçi şimdi çok da ne oldu? Yine lekeyi çıkaramadım o da ayrı konu.
Önceden atıl durumdaki bir gömlekten kesip çıkardığım bu armayı lekenin üzerine gizli bir dikişle tutturdum. Aslında makinaylada dikiş gecebilirdim ama biraz tembellikten olsa gerek elde diktim. E fena da durmadı galiba.
Çocuklar küçükken çok yapardım bu uygulamayı leke veya yırtılma olmuş kısımları bu şekilde kamufule edeip örgü çiçek , böcek, veya kumaşlar üzerindeki şekilleri kesip kumaşa aplike etmeye bayılırdım çok zevkli bir çalışma olurdu hep benim için.
Umarım bu çalışma belki birgün işinize yarar.
Geçmiş bayramınız kutlar daha huzurlu ve çoşku dolu bayramlar umuduyla............