30 Eylül 2018 Pazar

Ani Harabeleri /Kars

Ani Harabeleri, Kars il merkezine 42 km. uzaklıkta bulunan bir ören yeridir.
Ermenistan sınırına yakın Arpaçay kenarında yer alan Ani Harabelerinde kiliselerin çok olmasından dolayı “1001 Kilise Şehri” olarak da anılıyor.

Ani Harabeleri, yüzyıllardır birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış. İçerisinde İslamiyet’e, Hiristiyanlığa  ve diğer inançlara  ait kalıntılar bulunmaktadır. İpek  Yolunun önemli duraklarından olan Ani Harabeleri, 2016 yılında Unesco tarafından Dünya Mirası olarak kabul edilmiştir. 

Ani Katedrali (Meryem Ana Kilisesi)

Katedralin içi
Aziz Prkich (Halaskar) Kilisesi
12 kenarlı şapeli ve kubbesi ile Aziz Gregor Kilisesi
Ani İç  kalesi ve Ebul Manucehr Camii
Arpaçay üzerine kururlu, eski ipek yolu  köprü kalıntıları

KARS gezisi hakkındaki son postum  Ani Harabeleri yazım ile sizlere veda ederken internetten aldığım bir yazıyı da sizlerle paylaşmak istedim.

Bir rivayete göre Ani;
Bir zamanlar bir ırmağın ayırdığı iki ülke varmış. Birinin tüccarları diğer ülkeye gelir giderlermiş. Hem ülkenin yöneticeleri hem de tüccarlar iyi ve dürüst insanlarmış. Kimse haksızlığa uğramazmış. Ancak bir gün hükümdar ölünce yönetim de değişmiş ve bu yeni yönetimde insanların hakları yenmeye, masum insanların malları gasp edilmeye başlanmış. Hak yendiği gibi adalet de yokmuş. Durum böyle olunca tüccarlar da çaresiz kalmış ve “taş kesilesiniz inşallah” diye beddua etmişler. Ve aniden koca şehir taş kesilivermiş. Işte o günden sonra burası ANİ olarak anılmaya başlanmış.(int.alıtı)

14 Eylül 2018 Cuma

Kanlı Tabya Harp Tarih Müzesi KARS..



Doğu sınırlarının korunması için Kars’ta yapılan 1828 - 1829 Osmanlı Rus Savaşında şehit edilen  bir tabur askerlerden dolayı tarihe “Kanlı Tabya” olarak geçen Tabya şimdilerde ise “Kafkas Cephesi Tarihi Müze” si olarak hizmet veriyor. 

Müzede, askerlerin revirde yatarken, ameliyat olurken,mutfakta yemek yaparken, olan durumları balmumu heykelleriyle canlandırılmış. O kadar düzgün yapılmış ki sanki çektikleri her acıyıyı ve hüzünü yüzlerinde hissediyorsun gezerken. :))

600
Şehit askerlerin sonsuzluğunu ifade eden ışıklı yol. Sarıkamış’ta eksi 40 derece soğukta donarak hayatını kaybeden  askerlerin giydikleri  çarıklar ve mum alevini yansıtan ışıkların  aynalara yansımasıyla sonsuzluk ifade edilmiş.
Duvarlarda ise rüzgar uğultuları ve zorlu geçen kış şartları altında “Kahraman Askerlerin” yürüyüşleri seslendirilmiş görsellerle beraber.
600



Mektuplar............:((((
Müze bahçesinde segilenen Beyaz Vagon, 1921 tarihinde Kars Antlaşması’nı imzalamak üzere Kars’a gelen Rus heyeti tarafından 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa’ya hediye edilen vagon. 



 Duygu yoğunluğunun hat safhada olduğu bir müze gezisi görselleriyle veda edip. Bir soraki postta görüşmek ümidiyle..........

15 Ağustos 2018 Çarşamba

Kars.....

Kars Türkiye’nin kuzeydoğusunda yer alan ve Ermenistan’a komşu olan bir ilimiz.

Kars Platosu yemyeşil bir düzlük. Biz haziran ayı başında oradaydık ağaçlar yeni çiçek açmıştı. Oysa ki  batıda ağaçlar meyveye durmuştu. Bahar yeni gelmişti oralara. Başı karlı zirvelere ve yemyeşil düzlüklere...

Iki gün konaklayacağımız otele geçip, biraz dinlendikten sonra Kars sokaklarına karıştık.

Kars şehrinde,  Rus mimarisinin hakim olduğu  eski yapılar oldukça yoğunlukta. Şehrin caddeleri ve sokakları oldukça geniş ve düzgün döşenmiş. 

Kars’ta hala kullanılmakta olan Rus evleri ve işlevsel yapılar var. 

Kars şehir merkezinde ilk olarak gezi grubumuzdan Kars’lı bir arkadaşın ailesinin evine konuk olduk. Evin giriş cephesinde eski taş kemerli olan bir bahçe kapısından içeri girip, büyük bir avlu içinde aile yakınlarının oturduğu evler bulunan  oldukça büyük bir bahçede ağırlandık. (29 kişiydik. Çok güzel birkaç saat geçirdik.)

Neyse kuru lafı fazla uzatmadan görsellerle yumaşatarak anlatayım diyorum :)

Çıldır Gölü
Son senelerde  yazılı ve  görsel basında, Çıldır Gölünün hep don tutmuş hali ve atlı kızaklarla dolaşan turistleri aradı gözüm ilkten.
Ama kış kadar baharda yakışmış bu göle.

Bahar ayında yeşilin ve mavinin huzurunu yaşatıyor insana 
Oraya gidipte göl kenarında bulunan restoranlarda taze sazan balığı yemeden dönmeyin derim.
Çıldır yolu kenerında ait insan figürlarını andıran çeşitli mezar taşları gözümüze takıldı. Edindiğim bilgilere göre bu mezarlar Terekemelere aitmiş. (Terekeme diger bi adı da Karapapaklar. ) Kafkas kökenli bir türk boyu.
Kars Kalesi 
Kalenin bulunduğu Kaleiçi Mahallesinde daha çok Osmanlı eserleri bulunuyorken, daha içerilerde ise Rus mimari yapısının hakim olduğu eserler bulunuyor.

Kars çayının aktığı üç kemerli taş köprü.
Kalenin altında kaderine terk edilmiş bulunan Cuma Hamamı
Kaleiçi Mahallesinde bulunan Oniki  Havariler Kilisesi.

Evliya Camii

Ebul Hasan-ı Harakani Türbesi



Katedral (sonradan camiye çevrilmiş.) 
Çeltikov Otel (Taş Otel)
Kars’ta son gecemizi, Hanımeli Restoranda keyifli bir akşamla noktaladık. Yöresel yemeklerin sunulduğu ev ortamı havasında şirin bir yer.Yemeğe işletme sahibi beyin akardiyon çalıp söylediği  yöresel ezgilerle  başladık. Nefis yemekler eşliğinde ilerleyen saatlerde Halk Ozanlarının çaldığı saz ve karşılıklı aşık atışmaları aynı zamanda da hepimizin (29 kişi)  ismine söyledikleri uygun dörtlüklerle çok gülüp eglendik.
Kars yöresinin damakta tat bırakan yemekleri;


Şirin pilavı (meyvelerle yapılan tatlı ve ekşinin  buluştuğu bir tat) nefisti

Kaz eti, yiyemem diye başladım, ikinci tabağı istedim. Çok beğendim.
Revan Köfte 
Hangel (etsiz mantı)
İncedere Köyü
Guruptan bir arkadaşın baba evinin bahçesine konuk olduk.


Kars Gravyer peynirinin çıkış yeri olan Boğatepe Köyü. Türkiye’de kurulan ilk ve tek Peynir Müzesi.

Zümran Ömür, peynir müzesinin kurucusu olan bu hanım aynı zamandada Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği Başkanı.
İlkokul mezunuyum diye başlayıp anlattığı hikayesini hayranlıkla dinledik.  




 Bataklık Nergisi Boğatepe yerleşkesinde küçük bir çay kenarında açmış  nergis çiçekleriyle sizlere hoşça kalın diyorum.
Bir sonraki  postta Ani Harabeleri ve Kars Cephesi Harp Tarih Müzesini anlatmaya çalışacağım.