21 Eylül 2016 Çarşamba

Gülhatmi Çiçeğinin Rüzgarla Dansı........

Denize nazır bir tepede bir dal gül hatmi çiçeğ yaza veda, sonbahara hoşgeldin dans gösterisini her akşam hafif bir rüzgar eşliğinde bakıp da görmek isteyenlerin beğenisine sunuyordu. Sunuyordu diyorum; maalesefki hoyrat bir elin onu kökünden koparıp atmasına kadar.:(

Yaz boyu çiçekleri üstünde hiç eksik olmadı yaz sonuna doğru tohuma durdu ama tam tepesindeki iki çiçeğini hep korudu. Bu haliyle gündüzleri çok bakış açısı içine girmedi ama gece olunca sokak ışığı altında tabi hafif rüzgar eşliğinde "görmesini bilen" gözlere yüreklere neşe kattı.

Bilindiği gibi gülhatmi çiçeğinin yörelere göre isimleri değişiyor, sağlık alanında da çok kullanılıyor bunları renk renk çiçekleriyle yaşam öyküleriyle paylaşmayı bir başka bahara bırakıyor ve diyorumki! Nemi?

 

 

Gecenin en siyahından...........

 

Gecenin en mavisinden....................

..

Her güzelliği görüp sevmesini bilen, paylaşan dostlara selam olsun.

 

9 Eylül 2016 Cuma

Yaşamak ve yaşatmak adına..............



Bu yaz sokağımızın konukları genelde hamile köpeklerdi. Köpeklerdi diyorum birden fazla hamile köpek,bi de o kadar kedi vardı. Ağustos ayı çok çok hareketli geçti bu patililer yüzünden zaman zaman hüzün zaman zaman sevinç derken günler akıp gitti........

Yukarıda gördüğünüz anne köpek ve yavrularının öyküsü bizlerin içini çok acıttı biliyorum ki okuyunca sizlerin de içini çok acıtacak. Paylaşıp paylaşmamak arası gidip geldim, sonuçta paylaşmaya karar verdim.

Bu anne köpek sokağımızdaki bi evin bahçesine yavrulamış. Ev sahibi bahçesinde istememiş hemen belediye görevlilerine telefon edilmiş bir kaç gün içinde alınıp barınaklara götürülmüş. İyi de asıl üzücü durum bundan sonra yaşandı.

Görevliler yavruları alırken anne arka sokağa kaçmış görevlilerde o sokakta yanlışlıkla başka bir anne köpeği alıp gitmişler asıl anne diye.


Gece geç saatte komşum gelip durumu anlattı yavruları gitmiş diye anne köpek bahçenin önünde ağlayıp duruyor diğer arka sokakta da yavrular anneleri için ağlıyorlar geç saat ne yapabiliriz diye düşünürken anne köpek bizim kapıya da geldi, belli yavrularını arıyor ben de senin yavruların burada yok dedim hemen yan komşunun bahçe kapısına yöneldi o an ki üzüntümü anlatamam eşime dedimki geçte olsa, bize kızsada yardım alacağımız kişiyi lütfen ara sabaha kadar yavrular çok küçük açlıktan ölebilirler (sonuçta götürüldükleri yeri bilemiyoruz) buradaki anne arka sokaktaki yavruları emzirmek istemiyor büyük ihtimal oradaki anne de o yavruları emzirmez diye düşündük.


Bir iki arama sonunda gece üç te görevliler geldi ama anneyi yakalayamadan gittiler. Sabahı sabah ettik. Bi komşunun çocukları anne köpekle yakınlık kurup bahçeye aldılar yine görevliler arandı gelip tam yakalamışken köpeğin çok acı çektiğini gören (tahminen memeleri süt dolmuştu onlarda yakalarken memelerini bilmeden sıktılar diye düşündüm) komşu ağlayıp köpeği serbest bıraktırmış. Daha sonra eşiyle gidip barınaktan yavruları alıp anne köpeğin yanına getirmiş.


Bir iki gün içinde komşu tatili bitirip gitmek zorunda kaldığı için bahçesini köpeklere, köpeklerin bakımını da sokak sakinlerine bıraktı.

Şimdiler de herkesin keyfi yerinde yemekleri veriliyor bahçe temizleniyor büyük küçük patililer sevgi, huzur içinde büyüyorlar.
Her gün suyunu içmeye gelip, kafasını kapıdan uzatıp selam verip teşekkür edercesine bakıp gidiyor
Yazlıkçılar evlerine dönünce durum ne olur düşünmek bile istemiyorum.

Buradan şunu demek geliyor içimden lütfen mesuliyetini taşımıyacağımız bir hayvan sahiplenmeyelim, yerinden etmeyelim. Sadece birkaç haftalığına hayvan getirip çocuklarına oyuncak edip sonra bırakıp giden yazlıkçı arkadaşlar biraz daha düşünelim derim.

Ha bu arada bu sevimli annenin adı çocuklara göre "Tarçın" evini açan hanıma göre "Sultan " :)

23 Ağustos 2016 Salı

Kızım geldi!

Uzak diyarların hasreti bir başka oluyor bunu yaşayan çok iyi bilir. Bazen düşünürüm görüşemeyince iki köy arasıda gurbet oluyor hasretlik çekiyorsun e...o zaman! Sağlıklı düşünüp mutlu olmanın yollarını arayacaksın....

İnsan sevinçte de hüzünde de hep müzik ve şiirlere sığınır ya en azından ben öyleyim. Bugünkü sevincimin şarkısı Grup Gündoğarken'in " Ankara'dan abim geldi" şarkısını kendi sevincime uyarlayarak mırıldanıp duruyorum. " Kanada'dan kızım geldi bahçede bir bayram havası........

Yıldız gözlüm, canım kızım burada bir süre kaldıktan sonra beraber Kanada'ya döneceğiz.

 

 

 

 

 

 

 

Kabak kızlarımıda süsledim :)

 

Benim sevincime o da katıldı gün boyu oradan ayrılmadı benim şarkımı dinledi:)

 

16 Ağustos 2016 Salı

Kabak! kendi güzel çiçeği ondan güzel......

Bu sene bahçede kabak şöleni vardı. İki kök ektiğim kabak çoştu da çoştu, bahçe duvarını aşarak komşu bahçeye ulaştı. Yerler yetmezmiş gibi mandalina ağaçlarına tırmanıp oralardan çeşitli şekillerde mutfaklarımıza girerek midelerimizi şenlendirdi.

Kabak bitkisi çok geniş alan istediği için bu zamana kadar bahçeye hiç ekmemiştim. Bir arkadaşımdan yerli tohum bulunca dayanamayıp iki kök ektim. Çok bol verim oldu etraf komşularımın masalarına bile konuk oldu. Hala devam yer yokluğu nedeniyle üremesini üzülerek engellemek zorunda kalıyorum.

Küçük bir bahçe; bi şeyler ekip sabırsızlıkla boy göstermesini istiyor insan. Emeklerde boşa gitmeyince sevincini eşle dostla paylaşıyor bu insan:))))

Eşe dosta sevgi selamlar olsun.

 

 

 

İlk defa kabak çiçeği dolması yaptım çok beğendik.

 

Fırın poşetinde de ilk defa kızatma yaptım. Tadı güzel ve hafif oldu.

 

Komşu bahçede komşumun mutvağını şenlendirecek.

Bebek, büyüsün bakalım belki o da mücver olur herhalde.

 

12 Ağustos 2016 Cuma

#BloggerLife2 MİM


Zaman zaman bloglarda mim yazılarıyla karşılaştığımda aklıma hep lise yıllarında yaptığımız anket soruları gelmiştir. O yıllarda (1970) arkadaşlar arasında bir anket defteri furyası vardı, (halada saklarım o defteri) Bu defterde 15 veya 20 soru yazılır sevdiğimiz arkadaşlara cevaplaması için verilirdi. Ha bi de sağ üst köşeye bir vesikalık fotoğrafı yapıştırılırdı. Tabii o sorularla mimlerde sorulan sorularla çokda benzerliği yoktu ama nedense bana hep onu anımsatır.

Bir kaç gün önce blog arkadaşım Sevgili Sade'nin mim yazısını okurken verdiği cevaplar çok hoşuma gitti tam benlik cevaplar diyecektim ki (Sevgili Sade blog ismin gibi verdiğin cevaplarda çok sade ve hoştu) Sade tarafından mimlendiğimi gördüm. Hem sevindim hem de çok şaşırdım, daha doğrusu bu benim ilk mimlenişimdi daha da önemlisi mimlere cevap "yazmak "bana göre değil diye hep düşünürken, şimdi nasıl cevaplıyacağımı düşünmeye başladım.

Başlayalım bakalım.

1- Blogger denilince aklınıza gelen üç şey nedir?

Klasik bir cevap olacak belki, paylaşım gelir aklıma.
Paylaşacağım her neyse kendi yaşamımdan, etraftan gördüklerimin yaşamından, okuduklarımdan vs. Kaynağının doğruluğuna dikkat gelir aklıma.
Paylaşımlarıma sevgi ve samimiyeti katmak gelir aklıma.
Aklımdan hiç gitmiyen birşey de paylaşımlarımda hata yapmamak ama ne kadar dikkat etsem de olacaktır diye düşünür, takip eden dostların beni affedecekleri gelir aklıma.

2- Her temadan (Kişisel, gezi, kozmetik, kitap vs.) yazılarını en çok beğendiğiniz, okumaktan bıkmadığınız bloglardan örnek verin desem?

Örnek verirsem hata yapmış olurum diye düşünüyorum. Sonuçta kişilerin emek ve zaman harcayarak hazırladıkları postlarını saygı ve sevgiyle takip etmeye çalışıyorum. Tabiiki çok merakla postlarını beklediğim arkadaşlar var.

3- Yeni blog yazmaya başlayan arkadaşlara verebileceğiniz öneriler neler?

Ben de çok eski sayılmam blogger olarak kendimden yola çıkarak derim ki yapılan yorumları karşılıksız bırakmayın, sizi ziyarete gelene mutlaka iade-i ziyarete gidin. Yolunuz açık şansınız bol olsun.

4- Hangi ülkede yaşamak isterdin?

Tüm ülkeleri gezip görmek kültürlerini tanımak çok istediğim şeydir ama devamlı yaşamak derseniz; Hani bir söz vardır "Bülbülü altın kafese koymuşlar ah vatanım vah vatanım" demiş. "Umutlarımı " yitirmediğim müddetçe vatanım derim.

Bu mim'e katılmak isteyen arkadaşlar davetlimdir. Etkinliğe katılırken lütfen yukarıdaki resmi kullanmayı unutmayın.

Not: Sevgili Sade mimini kabul ederken en kısa zamanda cevaplarım demiştim ama elimde olmayan nedenlerden dolayı geçiktirdim af-ola.