15 Nisan 2018 Pazar

Gelincik (Gelin alı) Çiçeği..........

İlkbaharın müjdecisi ve gelin kızı "Gelincik"
 
Ömrü çok uzun olmasada bazen tek başına yol kenarlarında, çoğunlukla da kocaman ekin tarlalarını kırmızya boyayan bahar mevsiminin narin, nazlı ve edalı kır çiçeği gelincik.

Kır çiçeği demek al benisiyle gelincik demek.

Geçen hafta Altınoluğa giderken yol kenarında gelincik tarlalarını görünce dayanamayıp arabadan inip gelincik tarlalarına yöneldim.  Tarlanın içinde gezip gözümü gönlümü doyurdum:)

Aynı anda da orada bulunan tarla sahibi hanımlada yaptığım sohbette; “bizler buralarda gelincik çiçeğine  “gelin alı “deriz dedi. Bizler dediğide Türkmen köyünden olduğunu vurgulamak istedi. Ay! hiç duymamıştım çok hoşuma gitti.

Doğayla içiçe yaşayan köylülerimiz şüphesiz ki kır çiçeklerinin kıymetini biz şehirde yaşayanlardan daha çok bilir ve anlarlar.

Bazı köylerde gelinlerin kırmızı duvakla baba evinden çıkarılması, gelin kızların  kına gecelerinde başına kırmızı örtülmesi, kırmızı kuşakla evden çıkarılması.........

Bunları düşününce bu hassas ve narin çiçeğe hayranlığım daha da artı.

Anadolunun çeşitli yerlerinde “Gelincik” çiçeğine, kır lalesi, gangılız, çoban gülü, gelin çiçeği gibi halk dilinde adlar verilmiş.

İnternetten aldığım, insan yaşamıyla bağdaşdaştırılan iki örneği "aynen" paylaşımıma ilave etmek istedim.

Gelinciklerin topraktan belirli aralıklarla bitmesi, sevip de kavuşamamayı da simgeler. Gelincik çiçeklerini dikkatli incelediğimizde her birinin birbirinden uzak olduğunu gözlemleyebiliriz. Belki de bu nedenle gelincik kavuşamamanın yürekte açtığı derin yarayı görselleyen en manidar çiçeklerdendir.

Gelincik hassas yapısı ile en çokta hassas insanlarla bağdaşır. Gelinciğin kırmızı yapraklarının ince ve sedefimsi dokusu kişinin yüreğinin inceliğini, hassaslığı çiçekteki siyah çizgilerin dalın bir kısmını kaplaması ise kişinin yüreğindeki acının kimi zaman sevgiden baskın bir şekilde hissedilmesini simgeler.








Sevgili blog dostlarım, tabiat ananın görünmez eli gözünüze gönlünüze gelincik çiçeği naifliğinde dokunması dileğiyle..


10 yorum:

  1. Gelin alı, cok guzel, ben de duymamistim. Turkler tarihler boyu dogadan aldiklarini yasamlarinin her alaninin temeli yapmis bir toplum. Dogadan aldiklarimizi yasama o kadar guzel uyarliyoruz ki, yasam sevincimiz butunlesiyor bahar ile.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Mehmet Bey, güzel yorumunuzla sayfama renk kattınız. Çok teşekkür ederim.
      Baharın çoşkusu hep osun, hep yaşansın.

      Sil
  2. İzmir'de yaşarken ne çok görürdük tarlalarını. Gelincik toplamanın en güzel yolu fotoğrafını çekmektir :)

    Küçükken kopartıp ters çevirerek kırmızı etekli bebek yapardık onları :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah insan bakmaya doyamıyor be Handan.
      Zaten koparıldığı an hemen canlılığını yitiriyor. En güzeli fotoğraf ve yerinde sevmek.:))

      Sil
  3. Kırların nazlı çiçeği. Gelin alı da pek güzel bir isim.

    YanıtlaSil
  4. Çok çıt-kırıldım,çok narin,bir o kadar zarif ben de çok severim.
    Hüzün barındıran anlamları beni biraz etkiledi ne yazık.

    Ama ben yine de Oğluşumun güzel karısına GELİNCİĞİM diye hitap ederken ona mutluluk anlamını daha çok yakıştırırım.

    Ayrıca sen de o güzel gelincik tarlasının,ana kraliçe gelinciği olarak çok yakışmış doğayı tamamlamışsın güzel arkadaşım.

    Kalbinin güzelliği ile birlikte.💝💝💝

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Süpersin Merih, ne güzel yerden yakalayıp yakıştırmışsın. Tabi bu arada kendi adıma çok teşekkür ederim. Şımardım ana kraliçe gelinciğim ya :))güzel gören gözlerin gözel laf eden dilin dert görmesin canım benim.
      Çok öptüm.

      Sil
  5. Çocukken abim şişelere gelinik şurubu hazırlardı. Hep içeceğimiz zamanı beklerdik ama bi kere bile nasp olmadı. Annem onları hep atardı :)
    Her bahar gelincikler geri gelir.benim de aklıma bu anılar.....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında ne güzel yapıyormuş abin :) acaba anne neden döküyormuş ki.
      Bak işte ben de neye takıldım:)
      Anını paylaştığın için teşekkür ederm Sevgili Tülin.

      Sil