6 Nisan 2015 Pazartesi

Zaman bulamamak..........

Yağmur, fırtına, soğuk, hava değişimi, katıldığımız düğün telaşesi derken günler geçip gidiyor.

Bu arada eş dost ziyaretiyle uğraşırken zaman darlığından ne post hazırlıyabildim ne de blog ziyareti yapabildim.

Umarım bundan sonra sık sık blog ziyaretlerimi yapıp ben de birşeyler paylaşırım.

Bugün hava biraz sakin ara ara güneş gülümseyip sonra kayboluyor yağmur gelmeden dışarı çıkıp bir kaç fotoğraf çekip sizlerle paylaşmak istedim.

Stuttgart ' dan selam sevgilerimi yolluyorum.

Bulunduğumuz bölgedeki köyleri çeşitli hayvan heykeller simgeliyor.
Bu köyüde ( Murr) fare ve
Kedi heykeli simgeliyor.

 

 

 

23 Mart 2015 Pazartesi

Kısa kollu hırka....

Ağır aksak gittiysede nihayet hırkayı bitirdim. Biraz da süslayip görücüye çıkardım.:)))) umarım beğenirsiniz.

Bahar aylarının serin sabah saatlerinde çok rahat kullanırım diye düşünüyorum.

Tam örgü örme havasına girmiştimki; boyun fıtığı teşhisiyle örgüye bir müddet ara vermek zorunda kaldım.

Severek örmeye başladığım kazağı da yarım bıraktım.

Sizler bu postu okurken büyük ihtimal ben hava alanına doğru yola çıkmış olacağım. Bir süreliğine Almanya'ya gidiyoruz , görümcemin kızının düğününe katılmak için.

Vakit buldukça sizlerin paylaşımlarını oradan takip edip belki bende paylaşımda bulunabilirim diye düşünüyorum.

Sevgi dolu sakin ve huzurlu bir hafta diliyorum.

Mavi renkle tığ işi hırkanın uzun kollusunu yapmayı düşünüyordum .....

Koyu renkte örnek çok daha hoş duruyor.

 

 

16 Mart 2015 Pazartesi

Analı kızlı yastık....

Yastık dedim çünkü benimliler kırlent olmaktan çıkıp yastık oldular. Adınıda "Analı kızlı" koydum.

Aslında bu motifler geçen yıl evde olan yünleri değerlendirmek için yapmıştım az oldukları için ne yapacağıma karar verememiştim.

Bu sene yanlarına bir yumak lila rengi ip alıp, yazlık evdeki dinlenme koltuğu için bel ve boyun destekleme yastıkları olarak değerlendirdim.

Yaz sıcağında yakar ama sonbahar ve ilkbahar mevsiminde çok kullanışlı olur diye düşünüyorum.

Güzel bir hafta geçirmenizi diliyorum.

 

 

 

"Cihanın Bahçesi" nin kuşları bana misafir gelmişler :)))

 

8 Mart 2015 Pazar

8 Mart....

Son yıllarda kadına şiddetin, tacizin, tecavüzün, öldürülmenin tavan yaptığı bir ülkede kadınlara "Kadınlar Gününüz " kutlu olsun demek içimi acıtıyor.

Doğurduğu evladından, kocasından, babasından, kardeşinden,amcasından, dayısıdan........

Patronundan, öğretmeninden,evine gitmek için bindiğin arabanın sürücüsünden, sokakdaki......

8 Mart 2015 Dünya Kadınlarına uygulanan her türlü şiddetin son günü olsun.

Ülkemdeki ve dünyadaki kadınlara selam olsun.

 

3 Mart 2015 Salı

Geçmişe yolculuk.....

Hani bazı günler vardır insanın canı hiçbirşey yapmak istemez ya; İşte benim bugün canım dişarı çıkmak, elişi yapmak, yemek yapmak, kitap veya gazete okumak gibi şeylerin hiçbirini yapmak istemedi.

Dışarıda hava bazen bulutlu bazen güneşli kararsız tıpkı bugün benim ruh halim gibi gelgitler yaşıyor.

Bende bugün evde oturup geçmişe doğru yoculuk yapıp anıları tazelemek istedim.

Bu evimde bulunan eşyalarımın bazıları 70 li, 80 li, 90 lı yılların izlerini taşımakta, bugün geçmişe yolculukta bize eşlik edecekler.

Eskiye ve yaşanmışlıklara olan tıtkumdan da olsa gerek zaman zaman geçmişe yolculuk yapıp anılarımı taze tutmakdan haz duyarım.

Bugünkü geçmişe yolculuğuma sizleri de konuk edip, ara duraklarda durup bir çay veya kahve molası eşliğinde sohbet etmekti amacım umarım başarabilmişimdir.

 
O yıllarda çok severek kullandığım büfe şimdiki yıllarda alt
gözleri fotoğraf albümlerini saklamakta. O yıllarda iç kısmında ayna vardı
çocuklar küçükken aynadan kendilerine bakıp başkasıyla konuşur gibi konuşup
raflarına oyuncaklarını dizerlerdi. Şimdi ben oyuncaklarımı diziyorum:))))
Çocuklukta ilk kesilen saç.
Bu duvara bakıp o yıllardan kalan objeler arasında gezinmek.

En iyisi bu divana uzanıp üzerindeki kırk yama örtünün içndeki

giysi parçalarına, bir fotoğraf albümüne bakar gibi bakıp eski

günleri anımsayıp dışarıdaki hava gibi bazen bulutlu bazen güneşli takılmak.

 

Ha bide 70 li yıllarda televizyon siyah beyazdı ve üzerinde bir örtü ve biblolar olurdu. Örtü biblo buldum ama siyah beyaz yayını bulamadım. :))))))))))))

 

 

25 Şubat 2015 Çarşamba

Hemen atmayalım......

Kullanmakta problem yaşadığım herhangi birşeyi hemen elden çıkartmaktansa, enson nasıl, neşekilde, değerlendirip tekrar kullanabilir hale getirmek için üzerinde düşünüp uğraşırım.

Düzgün birşekilde değerlendirebildiysem bu yaptığım işi etrafımla paylaşmaktan da zevk alırım.

Beğenerek alıp, düşük bel olduğu için rahat kullanamadığım eşofman altının bel kısmıda yaptığım uygulama ile şimdi yüksek bel olarak rahat bir şekilde kullanılır hale getirdim.

Birgün işinize yarayabilir diye bu çalışmayı sizlerle paylaşmak istedim.

Sevgiyle kalın.

Bir tığ yardımıyla bel kısmına ilmek alıp şişe geçiriniz.

İstenilen bel yüysekliğine kadar ister çift ister tek lastik örünüz.
Örgünüzü ikiye katlayıp iç taraftan kumaşın bel dikişine tutturunuz.

Bitmiş hali.:)))))

 

Not: Bel kısmında bolluk yaşanırsa örgünün arasına çamaşır lastiği veya rengine uygun kurdele geçirebilirsiniz.

 

20 Şubat 2015 Cuma

Bugün....

Bugün çocuk olup onlarla kaymayı, tertemiz düşüncelerine ortak olmayı düşündüm.

Bulunduğu yerden ve etrafından hiçbir kötülük gelmiyeceğinin rahatlığı ile uyumak böyle birşey olsa gerek diye düşündüm.

Pencereden bakıp dışarıda kalanların nasıl üşüdüğünü düşündüm.

Herkes için sıcacık huzur dolu bir hafta sonu olsun diye düşündüm.

 

15 Şubat 2015 Pazar

ÖZGECAN.....

Senin suçun minibüse binip evine gitmek değildi.

Senin tek suçun KADIN olmaktı bu ülkede.

Senin acı ve korkuyla attığın tırnak izleri, senin geleceğini senden alan --------------- (Hayvanlara hakaret etmiş olurum) nın suratında geçermi bilemem ama bizlerin yüreğinde hep kalacaktır.

Senin geleceğini senden hunharca alan --------------------- e idam cezası bile ödül olur.

Huzur içinde uyu melek yüzlü kız.

 

13 Şubat 2015 Cuma

Altınoluk....

Altınoluk Kaz (İda) dağları eteğinde oksijeni oldukca bol ve pırıl pırıl denizi olan bir yerdir.
Altınoluk aynı zamanda çok şiddetli yağmur alan da bir yer, yağmurun çok şiddetli olmasının nedeni de dağların denize dik olmasından kaynaklanıyormuş. Hani bir söz vardır "yerle gök birleşti" aynen öyle bir durum yaşanıyor yağmur yağdığı zaman.

Altınoluk'ta zaman zaman su baskınları olabiliyor bizde hem evi hemde bahçeyi kontrol amaçlı geldik. İyiki de gelmişiz çatı katında akmalar olmuş, evi havalandırıp bahçedeki ağaçların da budamasını yaptırdık.

Burası çok soğuk olan bir yer olmadığı için kışlığa dönerken saksı çiçeklerimi korumaya almamıştım birkaç gün önce aşırı soğuklar ve akabinde don yapmış limon ağacımdaki limonlar ve çiçeklerin çoğunluğu özellikle sardunyalar buz kesmiş. Çok üzüldüm ama yapacak birşey yok.

İkigündür aşırı yağış ve fırtına göz açtırmıyor bir ara biraz hafifleyince eşimle birlikde sahile yürüdük dalgalar ürpertiyciydi. Birkaç fotoğraf çekip yağmura yakalanmadan eve döndük.

Kışlığa dönerken arkada bıraktıklarım diye bir post yayınlamıştım oradaki kedilerden bahsetmiştim. Hiç ortalarda yoklardı biraz araştıdım sığınacak bir ev bulmuşlar ona da çok sevindim.
Altınoluk'tan selam ve sevgilerimi yolluyorum.

Bahçe kapısı açınca bizi karşılıyan don'dan etkilenmemiş tek çiçegim.
Fırtınaya karşı koyup ayakda kalmayı başaran taş heykelimiz.
(Kanada yerlilerinin simgesi haline gelen ve "inukshuk" adı verilen taş heykeli)
Fırtına ve dalgaların sahil kenarından söküp aldığı bu güzelim ağaç !
Deniz mavisi yok olmuş. Gök yüzü gri deniz gri. .
Deniz çamaşır yıkamış köpüğünüde dışarı atmiş:))
Ev'den kuş bakışı. Nihayet denizle gök yüzünün mavisi yakaladım.
İçim açıldı.

8 Şubat 2015 Pazar

Kısa yol hikayesi.......

 

Bugün sizlere şu soğuk kış günlerinde insanın içini ısıtacak iki kısa yol hikayesi anlatacağım.

Balıkesir'le Altınoluk arası taksiyle bir saat on dakika. Bu süre zarfında çok güzellikler yaşıyabiliyorsun bilhassa yaz sezonunda yol boyu tezgahlarda tarlada toplanıp gelmiş meyve ve sebzelerin sunumu, salaş sevimli oturup dinlenme yerleri ve yeşilin her tonunun verdiği huzuru.

Bu yolculuğumuzda yol kenarında bir ev dikkatimi çekti köy tavuğu yumurtası bulabiliriz umuduyla gidip evin bahçe kapısını çaldık. Bizi ilk karşılıyan evin minik köpeği ve tavukları oldu. Sonra evin hanımının sıcacık bir karşılama ve güleryüz göstermesi bizi çok mutlu etti. Yumurta bulurum umuduyla uğradığımı söylediğimde ise kış olduğu için tavukların fazla yumurta yapmadıklarını, elinde birkaçtane olduğunu boş çevirmemek için onları verebileceğini, eğer isterisek hazır da süt ve taze tereyağıda alabileceğimizi söyledi. Biz de gerekli olan alışverişimizi yaptık çok da uygun fiyatla daha da önemlisi aldığın yeri bilmek tek elden almaktı. Ayrılmadan önce telefon numarasını verip, yola çıkmadan bir ikigün önce arayıp istediğim kadar yumurta, tereyağı ve süt alabileceğim sözünü vermesi, kısa zaman zarfında ne ikram edebilirim nezaketini ve samimiyetini göstermesine nasıl teşekkür edeceğimi bilemeden veda edip yola devam dedik.

Bu anlatacağım güzel olayıda Balıkesir'in Havran ilçesinden geçerken yaşadık. Yol kenarına kocaman bakır kazanlar konmuş ateşler yakılıp, yemekler yapılmış davet edilen köy halkı yemeklerini yiyordu. Yoldan geçen yolcuları durdurup yemeğe davet eden 20 yaşlarında ve gözlerinin içi gülen bir delikanlının misafiri olduk. Ailesinin delikanlıyı askere uğurlama yemegiymiş. Tüm samimiyetleriyle ikram ettikleri yemekleri yiyip biraz sohbetten sonra birkaç fotoğraf çekip bloğuma koymak için kendisinden izin istediğim de ise çok sevindi, kendisininde fotoğrafını çekip ismini yazabilecegimi söyledi. Çok teşekkür edip hayırlı teskerler dileyiyle ayrıldık oradan.

Bu güzellikler ülkemizin her yerinde değişik şekillerde yaşanıyordur muhakkak ama dedim ya bu soğuk günlerde böyle sımsıcacık, temiz yüzlü insanlarla karşılaşmak, sofralarına konuk olmakla nekadar iyi etmişiz de bu yola çıkmakla dedik.

Bu samimi ve sevgi dolu yürekler hiç eksik olmasın hep çoğalsın umuduyla. Sevgiler.

Bir köy evinde görmek istedillerim. İneklerde vardı ama uykudalarmış huzursuz olurlar diye fotoğrafını çekemedim.:))))))

Kazlar da çok kızdılar ama ben yinede fotoğrafladım.

 

Asker uğurlama yemeği.

Güle güle git, güle güle de dön güzel yürekli insan.

 

 

30 Ocak 2015 Cuma

Renklerin dansı....

 

Ben konuşmuyayım bugün renkler konuşsun istedim.

Ben yün örgüde fazla ötü sevmiyorum. Konu mankeni sevgili kardeşim:))) in boynunda olanı biraz daha fazla ütü kullanılmış, benim ördüğümde ise ütü çok hafif yaptım tercih sizin.

Örnek daha büyütülerek omuz şalıda yapılabilir. Yapmak isteyenlere kolaylıklar diliyorum.

Sevgi ve huzurun bol olduğu bir haftasonu olsun.

Not: Birkaç günlüğüne Altınoluk'a gideceğiz. Ev de int.bağlantısı olmadığından cafelerden sizleri takip etmeğe çalışacağım.