21 Ocak 2017 Cumartesi

Rocky Dağları, Minnewanka Gölü ve Banff Springs Oteli...

Geçen hafta sonu havalar -30 -35 lerden sonra +5 i görünce; oturduğumuz yere araba mesafesi 1,5 saat olan bu şehrin görülmesi gereken küçük sevimli kasabası olan Banff'a doğru yola çıktık.

Yol boyunca sağlı sollu Rocky Dağlarının enfes görüntüleri insanı büyülüyor.

 

Yol boyu kare kare fotoğraflar eşliğinde devam edelim.    


 

Calgary  kayak merkezi(1988 yılında Kış Olimpiyatlarının yapıldığı yer)

 

Yol güzergahında ilk bizi anguslar karşıladı:)


 

Sonra atlar:)

 

Saman balyalarını çekmesem olmazdı..

 

Dağ manzarasıyla yola devam..

 

Asıl görmek istediğim vahşi doğa hayvanları, umarım karşılaşırız.


 

 

Bu şehirde 365 günün yarısından fazlası güneşli olur, gök yüzü hep açıktır.

 

Banff  Ulusal Parkı içinde bulunan Minnewanka Gölü'nün buz tütmüş hali.


:)

 

Bazı yerlerde gölün buz kalınlığını görebiliyorsun. Görünce tırsmadım dersem yalan olur.:)

 
                       Evet, evet beklediğim buydu karşılaştık onların hiç umursadıkları yok çevresindekileri, karınlarını doyurmakla uğraşıyorlar.
                        Çok çeşitleri varmış hata etraf da uyarı levhaları var arabanın yanına kadar gelebilir,arabanızı yalayabilirler korkmayın diye 
uyarıları görmek bile insanı heyecanlandırıyor.
Akşam dönerken sürü halinde yol kenarın inmişlerdi ama fotoğrafını çekmekte geç kaldım.
Büyük baş hayvanların zarar görmeden otobanın diğer karşısına geçebilmeleri için toprak ve çitlerle çevrili,
üst geçitler yapmış buranın belediyesi ilk defa gördüm ve de duydum.

 


Fairmont Banff Springfield Otel.  Bu tesis 1888 yılında  İskoç kalesi şeklinde tasarlanmış 
ulusal ve tarihi bir tesistir.
Bu otel mükemmel bir dağ manzarasına sahip.

 

O zamanlar Canada Tren Yollarının başında olan kişi buranın doğal güzelliğini görüp trenle 
Kolay ulaşılabilir diye yapmış bu lüks şato gibi oteli. Yaparken de söyle demiş "Manzarayı
ihraç edemiyeceğimize göre, turistleri ithal ederiz"
Her mevsim ayrı bir güzelliği var. Dünyanın binbir ülkesinden sırf düğün için gelenler çok.

 


Devasa otelin her tarafı böyle karo desenli halılarla kaplı.

 

Otelin her bir köşesi bir başka güzellik sergiliyor.

 

Buraya kadar gelip  biraz mola verip keyifini çıkarmadan buradan ayrılmak olmazdı.



Şirin kasaba Banff Springs'e veda zamanı.

 

Akşam olmuş Işık'lar yanmaya başladı evlerde.

 

Işık'ların suyla valsi

Uzak diyardan yürekten sevgi selamlar olsun siz dostlara.

11 Ocak 2017 Çarşamba

Sedir ağacında somon gril......

Somon balığının faydalarını hepimiz biliriz ama en önemlisi de  taşıdığı omega-3 asitleri ve protein değerleri açısından diğer balıklara göre daha faydalı olmasıdır.

Soğuk denizlerin balığıdır bizim ülkemizin denizlerinde yetişmez,  Norveç gibi soğuk ülkelerden ithal edilen bir balıktır.

Soğuk su balığı olduğu için de çok yağlı bir balıktır. Bu balığın fırınlanmış veya ızgara edilerek tüketilmesin de fayda vardır.

Aynı zamandada kalp ve damar sağlığının dostudur.

Nedense buraya her geldiğimde somon balığını sedir ağacında pişirerek yemeği alışkanlık haline getirdik. Balığı aldığımızda yanında ağacın satılıyor olması işimizi kolaylaştırıyor. 

Ama şu da bir gerçek ki sedir ağacının somana kattığı aromatik kokusu yabana atılır gibi değil, farklı bir lezzet farklı bir tat oluşturuyor.

Kısaca yapılışını  anlatayım belki denemek isteyeniniz olur.

Sedir ağacı plakasını birgün önceden her tarafı suda kalacak şekilde bir kap içinde bekletin.

 
Somon balığını biraz zeytin yağı, tuz, karabiber, limon suyu ve biberiye veya kekikle marine edip yarım saat bekletin.

 

Mangalınızı yaktıktan sonra ıslanmış tahtayı ateşin üstüne koyun ve üzerine balığınızı yerleştirin. Takriben yarım saat içinde balığınız pişmiş olacaktır. Bizim grilimiz gazla çalışıyor ve üstü kapaklı. Sizinkinde kapak yoksa üstünü kapatacak bir kapak olursa kendi buğusunda kurumadan daha güzel pişer.


 

 

Ocağın karla kaplanmış halini çok sevdim :) sanki ben çok üşüdüm der gibi bakıyor:))) 


Not: Balığın derisini pişirmeden önce soymayın, deride bulunan omega-3 asitleri pişirme sırasında balığı geçiyor.

3 Ocak 2017 Salı

Kar.....Doğa ve yaşamdan kareler...........

İki gündür aralıksız kar sakin sakin yağıyor. Uzun kar yağışının olacağı uyarıları yapıldığı için kimselerde telaşesi yok e birde Noel tatiline denk gelince herkes evde iş derdi yok, okul derdi yok gerçi olsa ne olacak karla yaşamaya hazırlıklı bir ülke.
Ben şu an bulunduğum şehirde bu kadar kar yağışına rağmen çok az sayılacak sorun yaşanıyor o da ana yollarda.Sabaha kadar görevliler iş başında tuzlama, kumlama tüm gereken önlemler zaman'ında alınıyor belediye ile halk üzerine düşen görevi layıkıyle yapıyor. 

İnsanlar kapılarının önünden geçen yaya yolunun karını küremek zorunda çünkü oradan geçen birilerinin düşmesinin (insan veya hayvan hiç fark etmiyor) maddi ve manevi tüm ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlü.

Doğa dersen bir harika karla bir bütünlük içinde her ağaçta bir başka görsellik sergiliyor. Her ne kadar hava -30 - 35 i gösterse de her canlı için bir koruma alanın olduğunu bilmek insana huzur veriyor.

Şimdilik buradan kucak dolusu selam ve sevgiler.


 

 

 

 ,

 

 

Güneş'in kar yüklü cam ağacına yansıması.

 

 

Bahçedeki masaya arada bir yemek bırakıyorum. Ayak izlerini görünce de bir mutlu oluyorum tarif edemem. 

 

 

Yaya yollarıdevamlı görevlilerce  kürenir.

 
Bu da kızım iş başında

27 Aralık 2016 Salı

Kapı önü şenliği.......

Bugün sabah varla yok arası kapı zili çalıyor hayırdır diyip kapıya yöneliyorum (annemden alışkanlıktır beklenmediği  anda kapı çalarsa hayırdır der kapıya yönelirdi)

Sonrası; çok samimi bir gülümseme,içten bir selamla başladılar çalıp söyleyip oynamaya. 

Noel ruhunu kapı kapı dolaşıp yaşatan gönüllülerimiş gelenler.

E biz Türk halkı olarak kapıya geleni boş göndermeyiz demi? Biraz kapı önü sohbeti biraz kahve Türk işi lokum derken yaptıkları işe sevgi saygı duyarak uğurladık konuklarımızı.

Geride aşağıdaki görüntü kaldı. Yanda instagram düğmesine basarak kısa videoyu izleyebilirsiniz. 


 

Haftanız güzel geçsin.

22 Aralık 2016 Perşembe

Yeni Yıl'a hazırlık görüntüleri.....

Bugün resimler konuşsun.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kanada'dan selam ve sevgiler.

8 Aralık 2016 Perşembe

Yeni bir yıla adım adım yürümek.........

Zaman hızla akıp giderken.........

 Yeni bir yıldan beklentilerimizi yeniden değerlendirmenin, yaşama karşı bakış açımızı yeniden gözden geçirmenin tam da zamanı.

Tertemiz bir yıla başlamanın sevincini yaşarken, koca bir yılı sevinciyle üzüntüsüyle geride bırakmanın burukluğunu da yaşıyor insan.

 Her ne kadar yılın bu ayında geçen yılın muhasebesini yapsamda yeni bir yıla hazırlanmanın coşkusunu da hep yaşarım yaşatmaya da çalışırım.

Bu sene  kızımın "evinde " (çok büyük haz alarak) kızımla beraber ağacımızı süsledik..Biraz da dışarıları ışıklandırdık yalnız hava felaket soğuk -30  -35 leri yaşıyoruz buna rağmen insanlar bahçelerini, sokaklarını nasıl bir coşkuyla hazırlıyorlar anlatamam.


 

  

Ateş olurda kestane olmaz mı? Kestaneler iyi çıkmadı o ayrı mesele :)

 

Kestane olur da çay olmaz mı? Çay mükemmel di:):)

 



 

Ben de vakit buldukça   evin her köşesine  her gün yeni bir şeyler ilave ediyorum, ayrıca böyle şeylerle uğraşmaktan da çok zevk alıyorum.


Not:
Bu postu geçen hafta hazırlamıştım yayına vereceğim saatlerde maalesef ki yine ülkemde çok acı, elem, keder verici olaylar yaşandı.:(  :(  Kor düşen yüreklere, söylenecek, yazılacak hiç bir cümlenin kifayetli olacağını düşünemiyorum.