8 Mart 2015 Pazar

8 Mart....

Son yıllarda kadına şiddetin, tacizin, tecavüzün, öldürülmenin tavan yaptığı bir ülkede kadınlara "Kadınlar Gününüz " kutlu olsun demek içimi acıtıyor.

Doğurduğu evladından, kocasından, babasından, kardeşinden,amcasından, dayısıdan........

Patronundan, öğretmeninden,evine gitmek için bindiğin arabanın sürücüsünden, sokakdaki......

8 Mart 2015 Dünya Kadınlarına uygulanan her türlü şiddetin son günü olsun.

Ülkemdeki ve dünyadaki kadınlara selam olsun.

 

3 Mart 2015 Salı

Geçmişe yolculuk.....

Hani bazı günler vardır insanın canı hiçbirşey yapmak istemez ya; İşte benim bugün canım dişarı çıkmak, elişi yapmak, yemek yapmak, kitap veya gazete okumak gibi şeylerin hiçbirini yapmak istemedi.

Dışarıda hava bazen bulutlu bazen güneşli kararsız tıpkı bugün benim ruh halim gibi gelgitler yaşıyor.

Bende bugün evde oturup geçmişe doğru yoculuk yapıp anıları tazelemek istedim.

Bu evimde bulunan eşyalarımın bazıları 70 li, 80 li, 90 lı yılların izlerini taşımakta, bugün geçmişe yolculukta bize eşlik edecekler.

Eskiye ve yaşanmışlıklara olan tıtkumdan da olsa gerek zaman zaman geçmişe yolculuk yapıp anılarımı taze tutmakdan haz duyarım.

Bugünkü geçmişe yolculuğuma sizleri de konuk edip, ara duraklarda durup bir çay veya kahve molası eşliğinde sohbet etmekti amacım umarım başarabilmişimdir.

 
O yıllarda çok severek kullandığım büfe şimdiki yıllarda alt
gözleri fotoğraf albümlerini saklamakta. O yıllarda iç kısmında ayna vardı
çocuklar küçükken aynadan kendilerine bakıp başkasıyla konuşur gibi konuşup
raflarına oyuncaklarını dizerlerdi. Şimdi ben oyuncaklarımı diziyorum:))))
Çocuklukta ilk kesilen saç.
Bu duvara bakıp o yıllardan kalan objeler arasında gezinmek.

En iyisi bu divana uzanıp üzerindeki kırk yama örtünün içndeki

giysi parçalarına, bir fotoğraf albümüne bakar gibi bakıp eski

günleri anımsayıp dışarıdaki hava gibi bazen bulutlu bazen güneşli takılmak.

 

Ha bide 70 li yıllarda televizyon siyah beyazdı ve üzerinde bir örtü ve biblolar olurdu. Örtü biblo buldum ama siyah beyaz yayını bulamadım. :))))))))))))

 

 

25 Şubat 2015 Çarşamba

Hemen atmayalım......

Kullanmakta problem yaşadığım herhangi birşeyi hemen elden çıkartmaktansa, enson nasıl, neşekilde, değerlendirip tekrar kullanabilir hale getirmek için üzerinde düşünüp uğraşırım.

Düzgün birşekilde değerlendirebildiysem bu yaptığım işi etrafımla paylaşmaktan da zevk alırım.

Beğenerek alıp, düşük bel olduğu için rahat kullanamadığım eşofman altının bel kısmıda yaptığım uygulama ile şimdi yüksek bel olarak rahat bir şekilde kullanılır hale getirdim.

Birgün işinize yarayabilir diye bu çalışmayı sizlerle paylaşmak istedim.

Sevgiyle kalın.

Bir tığ yardımıyla bel kısmına ilmek alıp şişe geçiriniz.

İstenilen bel yüysekliğine kadar ister çift ister tek lastik örünüz.
Örgünüzü ikiye katlayıp iç taraftan kumaşın bel dikişine tutturunuz.

Bitmiş hali.:)))))

 

Not: Bel kısmında bolluk yaşanırsa örgünün arasına çamaşır lastiği veya rengine uygun kurdele geçirebilirsiniz.

 

20 Şubat 2015 Cuma

Bugün....

Bugün çocuk olup onlarla kaymayı, tertemiz düşüncelerine ortak olmayı düşündüm.

Bulunduğu yerden ve etrafından hiçbir kötülük gelmiyeceğinin rahatlığı ile uyumak böyle birşey olsa gerek diye düşündüm.

Pencereden bakıp dışarıda kalanların nasıl üşüdüğünü düşündüm.

Herkes için sıcacık huzur dolu bir hafta sonu olsun diye düşündüm.

 

15 Şubat 2015 Pazar

ÖZGECAN.....

Senin suçun minibüse binip evine gitmek değildi.

Senin tek suçun KADIN olmaktı bu ülkede.

Senin acı ve korkuyla attığın tırnak izleri, senin geleceğini senden alan --------------- (Hayvanlara hakaret etmiş olurum) nın suratında geçermi bilemem ama bizlerin yüreğinde hep kalacaktır.

Senin geleceğini senden hunharca alan --------------------- e idam cezası bile ödül olur.

Huzur içinde uyu melek yüzlü kız.

 

13 Şubat 2015 Cuma

Altınoluk....

Altınoluk Kaz (İda) dağları eteğinde oksijeni oldukca bol ve pırıl pırıl denizi olan bir yerdir.
Altınoluk aynı zamanda çok şiddetli yağmur alan da bir yer, yağmurun çok şiddetli olmasının nedeni de dağların denize dik olmasından kaynaklanıyormuş. Hani bir söz vardır "yerle gök birleşti" aynen öyle bir durum yaşanıyor yağmur yağdığı zaman.

Altınoluk'ta zaman zaman su baskınları olabiliyor bizde hem evi hemde bahçeyi kontrol amaçlı geldik. İyiki de gelmişiz çatı katında akmalar olmuş, evi havalandırıp bahçedeki ağaçların da budamasını yaptırdık.

Burası çok soğuk olan bir yer olmadığı için kışlığa dönerken saksı çiçeklerimi korumaya almamıştım birkaç gün önce aşırı soğuklar ve akabinde don yapmış limon ağacımdaki limonlar ve çiçeklerin çoğunluğu özellikle sardunyalar buz kesmiş. Çok üzüldüm ama yapacak birşey yok.

İkigündür aşırı yağış ve fırtına göz açtırmıyor bir ara biraz hafifleyince eşimle birlikde sahile yürüdük dalgalar ürpertiyciydi. Birkaç fotoğraf çekip yağmura yakalanmadan eve döndük.

Kışlığa dönerken arkada bıraktıklarım diye bir post yayınlamıştım oradaki kedilerden bahsetmiştim. Hiç ortalarda yoklardı biraz araştıdım sığınacak bir ev bulmuşlar ona da çok sevindim.
Altınoluk'tan selam ve sevgilerimi yolluyorum.

Bahçe kapısı açınca bizi karşılıyan don'dan etkilenmemiş tek çiçegim.
Fırtınaya karşı koyup ayakda kalmayı başaran taş heykelimiz.
(Kanada yerlilerinin simgesi haline gelen ve "inukshuk" adı verilen taş heykeli)
Fırtına ve dalgaların sahil kenarından söküp aldığı bu güzelim ağaç !
Deniz mavisi yok olmuş. Gök yüzü gri deniz gri. .
Deniz çamaşır yıkamış köpüğünüde dışarı atmiş:))
Ev'den kuş bakışı. Nihayet denizle gök yüzünün mavisi yakaladım.
İçim açıldı.

8 Şubat 2015 Pazar

Kısa yol hikayesi.......

 

Bugün sizlere şu soğuk kış günlerinde insanın içini ısıtacak iki kısa yol hikayesi anlatacağım.

Balıkesir'le Altınoluk arası taksiyle bir saat on dakika. Bu süre zarfında çok güzellikler yaşıyabiliyorsun bilhassa yaz sezonunda yol boyu tezgahlarda tarlada toplanıp gelmiş meyve ve sebzelerin sunumu, salaş sevimli oturup dinlenme yerleri ve yeşilin her tonunun verdiği huzuru.

Bu yolculuğumuzda yol kenarında bir ev dikkatimi çekti köy tavuğu yumurtası bulabiliriz umuduyla gidip evin bahçe kapısını çaldık. Bizi ilk karşılıyan evin minik köpeği ve tavukları oldu. Sonra evin hanımının sıcacık bir karşılama ve güleryüz göstermesi bizi çok mutlu etti. Yumurta bulurum umuduyla uğradığımı söylediğimde ise kış olduğu için tavukların fazla yumurta yapmadıklarını, elinde birkaçtane olduğunu boş çevirmemek için onları verebileceğini, eğer isterisek hazır da süt ve taze tereyağıda alabileceğimizi söyledi. Biz de gerekli olan alışverişimizi yaptık çok da uygun fiyatla daha da önemlisi aldığın yeri bilmek tek elden almaktı. Ayrılmadan önce telefon numarasını verip, yola çıkmadan bir ikigün önce arayıp istediğim kadar yumurta, tereyağı ve süt alabileceğim sözünü vermesi, kısa zaman zarfında ne ikram edebilirim nezaketini ve samimiyetini göstermesine nasıl teşekkür edeceğimi bilemeden veda edip yola devam dedik.

Bu anlatacağım güzel olayıda Balıkesir'in Havran ilçesinden geçerken yaşadık. Yol kenarına kocaman bakır kazanlar konmuş ateşler yakılıp, yemekler yapılmış davet edilen köy halkı yemeklerini yiyordu. Yoldan geçen yolcuları durdurup yemeğe davet eden 20 yaşlarında ve gözlerinin içi gülen bir delikanlının misafiri olduk. Ailesinin delikanlıyı askere uğurlama yemegiymiş. Tüm samimiyetleriyle ikram ettikleri yemekleri yiyip biraz sohbetten sonra birkaç fotoğraf çekip bloğuma koymak için kendisinden izin istediğim de ise çok sevindi, kendisininde fotoğrafını çekip ismini yazabilecegimi söyledi. Çok teşekkür edip hayırlı teskerler dileyiyle ayrıldık oradan.

Bu güzellikler ülkemizin her yerinde değişik şekillerde yaşanıyordur muhakkak ama dedim ya bu soğuk günlerde böyle sımsıcacık, temiz yüzlü insanlarla karşılaşmak, sofralarına konuk olmakla nekadar iyi etmişiz de bu yola çıkmakla dedik.

Bu samimi ve sevgi dolu yürekler hiç eksik olmasın hep çoğalsın umuduyla. Sevgiler.

Bir köy evinde görmek istedillerim. İneklerde vardı ama uykudalarmış huzursuz olurlar diye fotoğrafını çekemedim.:))))))

Kazlar da çok kızdılar ama ben yinede fotoğrafladım.

 

Asker uğurlama yemeği.

Güle güle git, güle güle de dön güzel yürekli insan.

 

 

30 Ocak 2015 Cuma

Renklerin dansı....

 

Ben konuşmuyayım bugün renkler konuşsun istedim.

Ben yün örgüde fazla ötü sevmiyorum. Konu mankeni sevgili kardeşim:))) in boynunda olanı biraz daha fazla ütü kullanılmış, benim ördüğümde ise ütü çok hafif yaptım tercih sizin.

Örnek daha büyütülerek omuz şalıda yapılabilir. Yapmak isteyenlere kolaylıklar diliyorum.

Sevgi ve huzurun bol olduğu bir haftasonu olsun.

Not: Birkaç günlüğüne Altınoluk'a gideceğiz. Ev de int.bağlantısı olmadığından cafelerden sizleri takip etmeğe çalışacağım.

 

 

25 Ocak 2015 Pazar

Zonguldak.........

Sevgili blog arkadaşlarım!

Bir yakınımın ani ölümü nedeniyle Zonguldak'ta bulunmaktayım.

Takriben 10 gündür sizlere ulaşamamanın huzursuzluğunu yaşadım. Birinci nedenim yukarda bahsettiğim üzücü durum, ikincisi ise sayfama bir türlü erişemememdi. Neden, niçin onu da anlıyamadım. Tabi hemen panik halde Kanada'da yaşayan kızıma durumu bildirdim sağ olsun en kısa zamanda hatayı giderdi.

Zonguldak'da 10 gün kalıp da bu şehirden bahsetmemek olmaz.

Zonguldak, Karadeniz'e batı ve kuzeyden kıyısı olan bir ildir.

Zonguldak, maden ocaklarının çokluğu ve zengin kömür kaynaklarından dolayı Türkiye'nin taş kömür yatağıdır.

Zonguldak engebeli bir yapıya sahip. Düz alanları fazla olmamasından olsa gerek evlerin çoğunluğu tepelere yapılmıştır. Hatta bir söylentiye göre çok eskiden postacıların sürgün yeriymiş Zonguldak. Söylenti doğrumu espirimi bilemem, eğer doğruysa da vay halineymiş postacıların.
Zonguldak'ın büyük bir bölümü de ormanlarla kaplıdır. Yeşili çok olan bir ildir. Denizi hırçın olsada doğası harika.

Zonguldak'ın denizi, doğası güzel ama havası çok kötü resmen zehir soluyorsun, kömür tozlarını havada yağıyor gibi hissediyorsun. Kömür tozlarının çevreye verdiği kirlilik binaların ve etrafın boyalarında bariz şekilde belli oluyor. Bu isin verdiği kirliliğe rağmen gittiğim tüm evlerin içleri pırıl pırıl tertemiz ben burada yaşıyan tüm hanımları kutluyor ( bu il de yaşayan iki kardeşim var) işleri çok zor kolaylıklar diliyorum.

Zonguldak - Kömür- Maden Ocakları! tahmin edebiliyorum sizlerin de benim gibi düşündüğünüzü ve bu ocaklarda hayatını kaybeden tüm insanlara rahmet diliyor, işine devam eden insanlara da sağlıklı, güven veren bir ortamda çalışmalarını umut ediyorum.

Bu şehir'den sizlere selam ve sevgilerimi yolluyorum.
Kömür karası,yürek yarası olmasın.
İnsanlar zehir soluyor.
Hava kirliliğine rağmen sebzeler çok taze ve canlı. (Yağlı marulu harika)

Şair ne demiş? Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenleri:)
(Postacının halini düşünün artık)
Martıları ve çıklıklarını çok severim. (Kızımın kuşları:)


10 Ocak 2015 Cumartesi

Bir bilgi.......

PLASTİKDEKİ NUMARALARA DİKKAT !

Plastiğin arkasında üçgen içinde bulunan numaralara çok dikkat ediniz.

Plastik kapta bulunan yoğurtları almadan önce ilk işiniz altında bulunan numarayı kontrol etmek olmalı.

Üçgen işareti içindeki rakamlar size sağlığınız hakkında bilgi veriyor. '5' rakamı varsa, içiniz rahat olsun. Ama hiçbir rakam yoksa sağlığınız tehlikede demektir. '5' rakamı şişe kapakları, içecek kamışları, biberon,yoğurt kaplarında kullanılır zararsızdır.

Plastikler '1' den '7' ye kadar numaralandırılıyor. Numara varsa kolay yoksa aman dikat. Bu numaraların içinde 3, 6 ve 7 no' lu plastiklerden uzak durun zararlıdırlar.

Not: Bu bilgi şikayetvar Genel Müdürü Ömer Deveci 'nin gazeteye verdiği bir bilgidir.

Sıcak ve huzurlu bir haftasonu olsun.

 

 

5 Ocak 2015 Pazartesi

Örgü zamanı.......

Yazlık evden döndükten sonra kışlık eve biraz bakım yaptıralım diye ustalarla uğraşıp durduk. Birkaç seneden beri misafir gibi uğrayıp çıktığımız evin işleri bizi biraz yordu. Bu arada burada bulunan dostların hastalık,mutluluk olaylarını duyup ya çok seviniyorsun ya da çok üzülüp duygusal çöküntü yaşıyorsun, sonunda hayat böyle bir şeydir deyip günlük yaşamın akıntısına kapılıyorsun.

Yeni bir yılı karşılamanın verdiği tatlı telaşelerle uğraşıp bir kısmını da sizlerle paylaşıyor olmam beni rahatlattı. ( oldum olası yeni yıl çoşkusunu çok severim)

Şimdiden sonra örgü,tığ işi gibi işlerle uğraşmak isiyorum. Önceki yıldan kalan motiflerim vardı onları nasıl değerlendireceğimi henüz bilemiyorum. Onlar sepete bana ben onlara bakıp duruken, komşumda tığ işi bir örnek görünce motifleri sonraya bırakıp kendime serin sonbahar sabahları üzerime giyecek yarım kollu bir hırka örmek niyetine girdim. Tığla çok rahat örülen bir örnek, çeşitli şekillerde kullanılabilir.

 

Tek parça halinde örülüyor,kol ve yaka isteğe göre yapılıyor. Kısa zamanda bitirip:) paylaşmak umuduyla.